Tebliğname No : 7 - 2011/154204
MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/11/2010
NUMARASI : 2010/314 (E) ve 2010/349 (K)
SUÇ : 5411 sayılı kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanığın suç tarihleri itibariyle mudilere ait yatırım hesaplarındaki hazine bonolarını nakde dönüştürüp mudiler yerine sahte imza atmak suretiyle hesaplardan para çektiği anlaşıldığına göre, zimmet miktarı ve banka zararının bu miktar olduğunun kabul edilmesi yerine, bir kısım mudilerin hesaplarından hazine bonosunun paraya çevrilerek sanık tarafından zimmete konu hespalara geri ödeme niteliğinde işlemler yapıldığı halde bu hususlar gözetilmeden banka zararının hatalı tespiti,
2-Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudiyi yanıltarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve aldatıcılık kabiliyetinin bulunup blunmadığının tespiti yönünden; bankada bulunan imza kartonları ile diğer bankalar, noter tapu dairesi gibi kurumlarda bulunan imza örneklerinin dosya ile birlikte aralarında grafoloji uzmanının da bulunduğu bilirkişiler heyetine tevdi edilerek, her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek hapis ve adli para cezasının tayin edilmesi gerekirken ve sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması halinde, adli para cezasının tayini yönünden 5411 sayılı Yasa'nın 160/2.maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen toplam zarar miktarının dikkate alınacağı ve zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı hususları gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibarla, sanığın bütün eyleminin nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Duruşmada aylık geliri 450 TL olduğunu beyan eden sanık hakkında dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle adli para cezasının bir günlüğünün 100 TL üzerinden hesaplanarak ceza tayini,
4-Suç tarihi 2002-2006 yılları arası olduğu halde gerekçeli karar başlığında 20.09.2006 ve sonrası yazılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 30.01.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy