Tebliğname No : 7 - 2011/56629
MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/09/2010
NUMARASI : 2009/160 (E) ve 2010/194 (K)
SUÇ : Kaçakçılık, sahtecilik
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar V.. K.., Y.. K.. ve Ö.. A.. müdafilerinin, adı geçen sanıklar hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile katılan vekilinin, sanık O.. B.. hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yasal süresinden sonra yapıldığı anlaşılan, sanıklar V.. K.. ve Y.. K.. müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin reddine,
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Sanık Ö.. A.. adına Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nde tescilli 04.11.2008 tarih ve 135733 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın görevlilerce yapılan tam tespiti sonucunda, beyanname muhteviyatı eşya "ahşap aksesuar süs eşyası" olarak bildirilmesine rağmen 17.160 adet ameliyat ipliği, 87 adet değişik markalarda yazıcı kartuşu, çok sayıda sandalye ve masa modülleri, monitör, güç kaynağı ve 8 adet erkek ayakkabısı olduğunun anlaşıldığı, suça konu beyannameyi gümrük müşaviri olan sanık O.. B..'nun düzenleyip imzaladığı, gümrükteki işlemleri ise sanıklar Y.. K.. ile V.. K..'un takip ederek sonuçlandırdıkları, haksız menfaat teminine yönelik olan beyan harici eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal eyleminin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirdiği, bu şekilde sanıkların toplu halde kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiası ile açılan davanın yargılaması sonucunda sanık O.. B..'nun atılı her iki suçtan da beraatine; diğer sanıkların ise atılı her iki suçtan da mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de;
Sanık Ö.. A..'ın dava konusu ithalatla ilgili vergi ve diğer kanuni vecibeleri yerine getirmek için A. Gümrük Müşavirliği Firması'na gereken ödemeyi yaptığını, mal gümrüğe geldikten sonra ithalatın gerçekleşmesi için defalarca firmayla temas kurma teşebbüsünden sonuç alamadığını, olayın mahkemeye intikalinden sonra adına sahte evrak düzenleyip gümrükte işlem yapan firmanın DTM Gümrük Müşavirliği Firması olduğunu öğrendiğini, meydana gelen olayların tamamen kendisinin dışında olduğunu savunduğu ve gürmük işlemlerinin yerine getirilmesi için DTM Gümrük Müşavirliği Firması'nın yetkilendirdiğine ilişkin dosya içerisinde örneği bulunan vekaletnamenin sahte olduğunun ileri sürüldüğü;
Dosya içerisinde bulunan Türk Ticaret Sicili Gazetesi örneğine göre, DTM Gümrük Müşavirliği Firması'nın kuruluş tarihinin 10.03.2008, sahteliği iddia olunan vekaletname tarihinin ise daha önceki bir tarih olan 15.02.2008 olduğu;
Dava konusu eşyaya ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannamesi tarihinin 04.11.2008, eşyanın sayım ve tespiti yapılarak beyana aykırılığın belirlendiği tarihin ise 24.02.2009 olduğu, ancak bu iki tarih arasındaki dönemde, sırasıyla 06.11.2008 ve 16.02.2009 tarihlerinde dava konusu eşyanın içerisinde bulunduğu konteynerin mühürlerinin açılmasına ve yeniden mühürlenmesine ilişkin iki ayrı tutanak düzenlendiği ve tutanaklarda olumlu ya da olumsuz herhangi bir tespitin yer almadığı anlaşılmakla;
1-Sanık Ö.. A..'ın savunması dikkate alınarak, suç tarihi itibariyle, serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithal işlemlerinin gerçekleştirilmesi için A. Gümrük Müşavirliği Firması'nın yetkilendirildiğine ilişkin vekaletname bulunup bulunmadığı araştırılıp, var ise aslının dosyaya getirtilmesi sağlandıktan ve gerektiğinde anılan firma yetkilisinin konuya ilişkin beyanına başvurulduktan,
2-Gümrük işlemlerinin gerçekleştirilmesi için DTM Gümrük Müşavirliği Firması'nın yetkilendirdiğine ilişkin dosya içerisinde örneği bulunan vekaletnamenin aslı dosyaya getirtildikten ve gerektiğinde vekaletname üzerine sanık Ö.. A..'a atfen atılan imzanın sahte olup olmadığı araştırıldıktan,
3-Dava konusu eşyanın içerisinde bulunduğu konteynerin mühürlerinin açılmasına ve yeniden mühürlenmesine ilişkin 06.11.2008 ve 16.02.2009 tarihli tutanaklarda imzaları bulunan gümrük görevlileri ile Y.T. ve Y. G. isimli şahsların beyanlarına başvurularak yapılan işlemlerin mahiyeti ortaya konulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine eksik araştırmayla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar yönünden, TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanıkların kendi altsoyları üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyları dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıklar V.. K.., Y.. K.. ve Ö.. A.. müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy