MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık müdafiinin 4733 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydına konu mahkumiyetlerinin bir kısmının 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanundan kaynaklanması ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6273 sayılı yasa ile suç olmaktan çıkarılması karşısında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendindeki sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken" Sanığın inkara yönelik davranışları ve diğer sanıklara ismini gizleyerek yalan beyanda bulunduğu anlaşılmakla ve daha önceden sabıkalarının da bulunduğu görülmekle…" şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; olay nedeniyle uğranılan kamu zararının giderilmediği gözetilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.
Sanık hakkında TCK.nun 53.maddesinin uygulanması ile ilgili bir karar verilmemiş ise de, hapis cezasının kanuni bir sonucu olarak bu durumun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ise de;
Suç tarihi itibariyle davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin katılan olarak kabulü hukuken geçersiz olup, vekalet ücreti hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından Gümrük İdaresi lehine hükmedilen vekalet ücreti kısmının çıkarılması ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık müdafiinin TCK.nun 186/1. maddesine muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
1-Sanığın adli sicil kaydına konu mahkumiyetlerinin bir kısmının 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanundan kaynaklanması ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6273 sayılı yasa ile suç olmaktan çıkarılması karşısında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6.fıkrasının (b) bendindeki sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken "Sanığın inkara yönelik davranışları ve diğer sanıklara ismini gizleyerek yalan beyanda bulunduğu anlaşılmakla ve daha önceden sabıkalarının da bulunduğu görülmekle..." şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza yönünden "Sanığın inkara yönelik davranışları ve diğer sanıklara ismini gizleyerek yalan beyanda bulunduğu anlaşılmakla ve daha önceden sabıkalarının da bulunduğu görülmekle..." şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının kanuni bir sonucu olarak TCK.nun 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy