MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle, 15/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı yasanın 3. maddesi ile değişik 4733 sayılı yasa'nın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı cihetle, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen gümrük idaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, gümrük idaresi adına hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi gereğince oyçokluğuyla REDDİNE,
II- Sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 51/3 maddesi gereğince denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığa hükmolunan adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı TCK.nun 52/4, 5275 sayılı yasanın 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51 .maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren taksitlendirilmesine karar verilmesi,
4- Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı 321.maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 24/12/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Suç tarihine göre, sanığa atılı eylemin 15/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı yasanın 3. maddesi ile değişik 4733 sayılı yasa'nın 8/4. maddesinde düzenlenen suçu oluşturabileceği, ancak sanıkta ele geçirilen sigaraların miktar ve mahiyeti gözetildiğinde dava konusu eşyayı ticari amaçla bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine mahkumiyeti için her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı halde, beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi hatalı olup bu sebeple hükmün bozulması gerektiği,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş ise de mahkeme tarafından 5237 sayılı TCK'nın 51/3 maddesine göre denetim süresi takdir edilmemiş olup hüküm hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususun sanık yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği ve aleyhe bozma yasağına konu olduğu gözetilmeden sayın çoğunluk tarafından verilen bozma kararına katılmıyorum.
KARŞI OY
1- 4733 sayılı yasanın 8/4.fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga
veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs. konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle mahkemece verilen kararın gümrük idaresi temyizi açısındanda esastan incelenmesi ve eylemin 5607 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş ise de mahkeme tarafından 5237 sayılı TCK'nın 51/3 maddesine göre denetim süresi takdir edilmemiş olup hüküm hakkında aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususun sanık yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği ve aleyhe bozma yasağına konu olduğu, gözetilmeden sayın çoğunluk tarafından verilen ret ve bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy