MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 (5607) sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanığa Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Başhekimliğinin 03.02.2009 tarihli ilaç kullanım raporuna göre psikotik belirtili ağır depresif nöbet tanısı konulduğu anlaşılmakla, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde, varsa azalmanın önemli derecede olup olmadığı, 5237 sayılı TCK. nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetini etkileyen akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden rapor aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken tek hekim tarafından düzenlenmiş olan 13.01.2010 yazı ile yetinilmek suretiyle eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2)Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği; itibariyle sanığın eyleminin 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. fıkrası kapsamında kaldığı düşünülmeden 5607 sayılı Yasa' ya muhalefetten yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)01.03.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK.nun 50 ve 5275 sayılı CGTİK.nun 106.maddelerinde yapılan değişiklikler sonucu; hapisten çevrili adli para cezası ile doğrudan tayin olunan adli para cezasının infazları arasındaki farklılık ortadan kaldırılmışsa da 5237 sayılı TCK.da cezaların içtimanın düzenlenmediğinin gözetilmemesi,
4)5237 sayılı TCK.nun 52/4 madde fıkrası gereğince, tayin olunan adli para cezasının 20 eşit taksitle tahsiline karar verilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK.nun 52/4.maddesi hükmüne aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının kararda belirtilmemesi,
5)Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK 326/son fıkrasının gözetilmesine, 23.12.2013 günü 1-3-4 no'lu bozmalar oybirliğiyle, 1 ve 2 nolu bozmalar için oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy