MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya ve TCK'nın 204.maddesine muhalefet etmek
HÜKÜM : Sanık ...'ın sahte özel belgeyi kullanmak suçundan beraatine, sanık ...'ın hükümlülüğüne ve sanıkların 5607 sayılı yasaya aykırılık suçundan hükümlülüklerine, müsadereye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün oybirliğiyle ONANMASINA,
II- Sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sübuta ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığına üyeler ... ve ...'ün karşı oylarıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına ilişkin kararda bir isabetsizlik bulunmadığına üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verilerek yapılan incelemede;
01/03/2008 tarih ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı yasanın 5.maddesiyle, 5275 sayılı yasanın 106/10.maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır." şeklindeki hükmün yürürlükten kaldırılmış ve yine aynı yasanın 4.maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde yer alan "yaptırımın" ibaresinin "tedbirin" şeklinde değiştirilmiş olması karşısında, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan
hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığı gözetilerek hüküm verilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, sanık hakkındaki hükümden, “6-Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde hükmedilen seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmeye başlanmaması veya ödenmeye başlanıp da devam edilmemesi halinde 5275 S.Y.nın 106/10 maddesi hükmü gözetilerek, TCK’nın 50/6 maddesi uyarınca mahkememizce kısa süreli hapis cezasına verileceğinin sanıklara ihtarına, (yapıldı) ” yazılı bendin çıkartılmasına ve hükmün diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün oyçokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık ...'nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
01/03/2008 tarih ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26/02/2008 tarih ve 5739 sayılı yasanın 5.maddesiyle, 5275 sayılı yasanın 106/10.maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır." şeklindeki hükmün yürürlükten kaldırılmış ve yine aynı yasanın 4.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 50/6.maddesinde yer alan "yaptırımın" ibaresinin "tedbirin" şeklinde değiştirilmiş olması karşısında, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığı gözetilerek hüküm verilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, sanık hakkındaki hükümden, "6-Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde hükmedilen seçenek yaptırım olan adli para cezasının ödenmeye başlanmaması veya ödenmeye başlanıp da devam edilmemesi halinde 5275 sayılı yasanın 106/10 maddesi hükmü gözetilerek, TCK'nın 50/6 maddesi uyarınca mahkememizce kısa süreli hapis cezasına verileceğinin sanıklara ihtarına, (yapıldı)" yazılı bendin çıkartılmasına ve hükmün diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ...'nin yargılamanın tüm aşamalarında değişmeyen birbiriyle uyumlu ve istikrarlı olan ayrıca sanık ... tarafında da doğrulanan savunması karşısında mahkumiyeti için her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı halde beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hatalı olup sanık ... hakkındaki hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.
KARŞI OY
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle, ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan sanık ... hakkında CMK 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması yerine çoğunluğun verdiği düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
Full & Egal Universal Law Academy