Tebliğname No : 7 - 2013/100689
MAHKEMESİ : Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 30/07/2010
NUMARASI : 2009/470 (E) ve 2010/726 (K)
SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Müşteki Gümrük İdaresi temsilcisinin sanık H.. S.. hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi'ne duruşma günü bildirilip davaya katılma olanağı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla 5271 sayılı CMK'nun 234/1 - b-1 bendine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı olup, müşteki Gümrük İdaresi temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,
II- Müşteki Gümrük İdaresi temsilcisi ile sanık A.. S..' un temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan sanığa, dava konusu eşyaların bilirkişi tarafından belirlenecek CİF değeri esas alınarak Gümrük İdaresince hesaplanacak "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunun 231/9 fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi, bu kurumun uygulanmamasına karar verilmesi halinde seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, Gümrük idaresince belirlenen miktarın kamu zararı olduğu sanığa bildirilerek, zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve yine Gümrük İdaresince belirlenen miktarın kamu zararı olduğu kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nun 50/1-b maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu gibi, somut olayda, bu miktar yükün dava konusu nakil vasıtasıyla taşınmasını gerekli kılacak zorunluluğun da bulunduğu, ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle TCK'nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı bir yanın bulunmadığı dikkate alınarak, dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, müşteki Gümrük İdaresi temsilcisi ve Sanık A.. S..'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy