“www......com.tr” isimli internet sitesinde 01/04/2012 tarihinde yayımlanan “... tutuklanan iş adamının ortağı çıktı", 10/04/2012 tarihli "...'a seks kaseti şantajı", 11/04/2012 tarihli "... şantajcıyla bir oldu" ve 23/04/2012 tarihli "Samsun AA'ya inceleme" başlıklı yazılar sebebiyle ilgilisi ... vekilinin adı geçen internet sitesindeki içeriklerin yayından çıkarılması talebinin reddine dair, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/07/2012 tarihli ve 2012/768 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, merci ANKARA 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/09/2012 tarihli ve 2012/268 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.03.2013 gün ve 16736 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2013 gün ve KYB. 2013-101617 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9/1-2. maddesinde yer alan, “İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir. İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır. Talebin reddedilmiş sayılması halinde, kişi onbeş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Sulh ceza hâkiminin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, yayından çıkarılma ve internet ortamında yayımlanma konusu yazıda yer alan ifadelerin kamu görevlisi olan ilgilinin şeref ve haysiyetini ihlal edici ve kişilik haklarını zedeler mahiyette olduğu, haberin yayınlanmasında kamu ve kamuoyu yararı olmadığının anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.09.2012 gün ve 2012/268 Değişik iş sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemininin REDDİNE, 20.02.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.