MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa atılı eylemler arasında hukuki kesinti bulunduğu ve eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu, bu nedenle yargılamaya devamla her suçtan ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden TCK.nun 43. maddesinin tatbiki suretiyle yazılı şekilde ceza tayini ile suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı olup, bu hususlar aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Atılı suçun niteliğine göre, suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen gümrük idaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından gümrük idaresi lehine hükmedilen vekalet ücreti kısmının çıkarılması suretiyle diğer kısımları aynen bırakılan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/02/2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında 25.02.2010, 10.03.2010, 18.03.2010 ve 26.03.2010 tarihli eylemlerinden dolayı sırasıyla 30.03.2010, 31.03.2010 ve 27.05.2010 tarihli iddianameler düzenlenerek dava açıldığı nazara alındığında, TCK 43. maddesinin uygulanmasının doğru olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun, tutanak tarihlerine göre adı geçen sanığın her bir fiili nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmasın gerektiğine yönelik eleştiriye katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
Full & Egal Universal Law Academy