Tebliğname No: 7 - 2011/244077
MAHKEMESİ : Gürpınar Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 01/03/2011
NUMARASI: 2010/704 (E) ve 2011/176 (K)
SUÇ: 4733 sayılı kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yakalama, arama, tespit ve el koyma tutanağında, nakil vasıtası kamyonetin kasa kısmının tabanın da sonradan yapılmış gizli bölme bulunduğunun ve sigaraların burada ele geçirildiğinin bildirilmesine rağmen, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak nakil vasıtasının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Yürürlükte bulunan CMUK.nun 326.maddesinin 4.fıkrası "hükmün yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291.maddede (CMK.nun 262 mad.) gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hükmün, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezada daha ağır olamaz" kuralını amirdir.
Somut olayda,
Hüküm yalnız sanık tarafından temyiz edilmiştir. Aleyhe temyiz yoktur.
Temyiz incelemesi sonucunda;
Suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesine dair kararın bozulmasına karar verilmiştir.
CMUK.nun 326.maddesinin son fıkrasında düzenlenen cezanın aleyhe değiştirilmemesi kuralı geniş ve sanık lehine yorumlanmalıdır. Buradaki cezadan maksat, önceki hükümden ağır hukuksal sonuçlar doğuracak yaptırımın uygulanmamasıdır.
Suçta kullanılan nakil vasıtasının iadesi yerine, müsaderesine karar verilmesi sanığın aleyhinedir.
Sanık bakımından aleyhe temyiz olmadığından, aleyhe değiştirmeme yasağı kapsamı içinde düşünülmelidir.
Bu kuralın öğretide kabul gören diğer bir amacı da, sanığın temyizden korkmamasının sağlanmasıdır. Sanık temyiz yolunda bulunduğunda, karar aleyhine bozulacağından korkarsa, bu durum kişilerin hak arama özgürlüğü önünde set teşkil eder. Bu da hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz. Hatalı karar sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz olmadığı takdirde sanığın temyizi olmasaydı nasıl kesinleşecekse ondan daha ağır sonuçlar doğuracak şekilde bozma sonrası bir karar verilmemelidir.
Açıklanan nedenlerle; yerel mahkeme hükmünün eleştirilerek onanması gerektiğini düşündüğümden, Sayın Çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.