Tebliğname No : 6 - 2010/330092
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/04/2010
NUMARASI : 2005/398 (E) ve 2010/95 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve kaçakçılık
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Istanbul Muhakemat Müdürlüğü vekilinin, sanık E.. B.. hakkında kaçakçılık ve sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizine ilişkin olarak;
Suçların niteliğine göre, suçlardan doğrudan zarar görmeyen İ.. M..'nün hükmü temyize hakkı bulunmadığından, anılan idaresi vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317 .maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar Ş.. Ö.. ve K.. Ö.. müdafii ile sanık Y.. Ö.. müdafıinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
İddianame ile müsaderesi talep edilen nakil vasıtası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, bu konuda mahkemesince her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında teşekkül halinde kaçakçılık suçundan dava açılmış ise de, oluş ve dosya içeriğine göre, sübutu halinde sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4926 sayılı Yasa'nın 3/a-3 maddesi yollamasıyla 4/a-2 ve 5/son maddeleri kapsamında toplu kaçakçılık suçunu oluşturacağı, buna göre, suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı tamamlanmış bulunduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince sanıklar hakkmdaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK'nun 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak belirtilen zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir - ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup, somut olayda doğrudan resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşan kamunun uğradığı bir zarar bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların eylem nedeniyle verdiği zararı karşılamadıklarından bahisle anılan suç yönünden hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2014 gününde oybirliğiyle, karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Sahte olduğu kabul edilip hükme esas alınan belgelerin, aldatıcı olup olmadığı hususunda, hükümde herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması nedeniyle ve bu ek gerekçe ile de kararın bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
Full & Egal Universal Law Academy