Tebliğname No: 7 - 2011/293576
MAHKEMESİ : Gevaş Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 24/03/2011
NUMARASI: 2010/145 (E) ve 2011/27 (K)
SUÇ: 4733 sayılı kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4.maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve 15.04.2010 tarihli celsede kamu zararını karşılamak istediğini beyan ettiği de gözetildiğinde; sanık hakkındaki hükümde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları arasında sayılan ve 5271 sayılı CMK.nun 231/6-(b) bendinde düzenlenen subjektif şarta ilişkin olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı gibi, konusunda uzman tarafsız bilirkişi tarafından kovuşturma aşamasında belirlenen CİF değerine göre hesaplattırılacak gümrüklenmiş değere dahil olan ve eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamının kamu zararı olduğu dikkate alınarak bu miktarın sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9.madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Kamu davasına katılmasına karar verilen ve vekille temsil edilen T.. K.. lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
5-5237 sayılı TCK.nun 58 ve 5275 sayılı CGTİHK.nun 108.maddelerinde "mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve 5275 sayılı CGTİHK.nun adli para cezalarının infaz biçimini gösteren 106.maddesinde mükerrirlik ile ilgili bir düzenleme yer almadığı gözetilmeden, sanığa verilen adli para cezalarının infazında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan T.. K.. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir. İzah edilen nedenlerle mahkemece verilen karar doğrudur. Bu sebeple sayın çoğunluğun verdiği 1, 3 ve 4 numaralı nedenlerle bozma kararına katılmıyorum.