MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre; sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Sanık hakkında hükmolunan hapisten çevrili adli para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı TCK.nun 52/4, 5275 sayılı yasanın 109 ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının hükmün kesinleşme tarihinden itibaren taksitlendirilmesine karar verilmesi,
2- 01.03.2008 tarih ve 26803 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 26.02.2008 tarih ve 5739 sayılı yasanın 5.maddesiyle, 5275 sayılı yasanın 106/10. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır." şeklindeki hükmün yürürlükten kaldırılmış ve yine aynı yasanın 4.maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde yer alan "yaptırımın" ibaresinin "tedbirin" şeklinde değiştirilmiş olması karşısında, hapisten çevrilen adli para cezası ile doğrudan hükmolunan adli para cezasının infaz rejimleri arasında bir fark kalmadığı gözetilerek hüküm verilmesinin gerekmesi,
3- Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca, sanık hakkındaki hükmün 7 numaralı bendinde yer alan “hükmün kesinleşme tarihinden
itibaren” ibaresi ile “hüküm kesinleştikten sonra C.Savcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirmesine, başlanmaması veya başlanıpta devam edilmemesi halinde mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğine ve bu kararın derhal infaz edileceğine, 50/6. maddesi gereğince, sanığa bu hususun bildirilmesine,” ifadesinin ve hükmün 10 numaralı bendinde bulunan "10- Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.100 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan hazineye verilmesine," ifadesinin hükümden çıkartılmasına ve hükmün diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.02.2014 gününde 1 ve 2 no'lu bozma için oybirliği, 3 no'lu bozma için oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4.fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs. konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir.
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddenin sanık hakkında uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle, çoğunluğun tenkitli 3 no'lu düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.
...
Muhalif Üye
Full & Egal Universal Law Academy