... adlı internet sitesinde yer alan 15/04/2012 tarihli ‘Dünya aç kalırmı’ başlıklı haber nedeniyle ilgilisi Suat Kılıç vekilinin, internette yayınlanan içeriğin kaldırılması isteminin reddine dair Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/07/2012 tarihli ve 2012/756 değişik iş sayılı kararma karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli ve 2012/378 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 24.04.2013 gün ve 26646 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2013 gün ve KYB. 2013-145003 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5651 sayılı Internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 9/1-2. maddesinde yer alan, ‘‘İçerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir, içerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. Bu süre zarfında talep yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılır. Talebin reddedilmiş sayılması halinde, kişi onbeş gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurarak, içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Sulh ceza hâkiminin kararına karşı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, yayından çıkarılma ve internet ortamında yayımlanma konusu yazıda yer alan ifadelerin kamu görevlisi olan ilgilinin kişilik haklarını zedeler mahiyette olduğu, haberin yayınlanmasında kamu yararı olmadığının anlaşılması karşısında, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2012 gün ve 2012/378 değişik iş sayılı kararı usul ve yasay uygun bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini REDDİNE, 20/02/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy