Tebliğname No : 7 - 2013/149379
MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2010
NUMARASI : 2010/156 (E) ve 2010/269 (K)
SUÇ : 4733 sayılı kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK.nun 260.maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, müşteki malen sorumlu M.. G.. vekilinin suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek sanık T.. D..'un temyiz talebi ile birlikte yapılan incelemede,
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa'nın 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
3-Sanığın bir gün gözaltında kalmış olması nedeniyle, bu sürenin 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi gereği aldığı cezadan mahsubuna karar verilmemesi,
4-CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına müessesine engel hali bulunmayan sanığın, 06/12/2010 tarihli talimat mahkemesindeki savunmasında, zararı ödemek ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı belirlenip, bu tutarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararının sanık tarafından giderilmediğinden bahisle ve başka bir gerekçede gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5-Kaçakçılık suçlarında nakil aracının müsadere ya da iadesine ilişkin kararlarda 5607 sayılı yasanın 13. ve 5237 sayılı yasanın 54 maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken "suça konu kaçak eşyanın sigara olması ve toplum sağlığı açısından zararlı olmasından" bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, malen sorumlu vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK.nun 326/son fıkrasının gözetilmesine, 30.01.2014 günü 1 ve 2 numaralı bozma bendleri yönünden oyçokluğu ile diğer bendler yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
4733 sayılı yasanın 8/4 fıkrasında "ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar ile ambalajlar üzerinde bulunan ürün bilgileri ile bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri içerdiği bilgilerin farklı olması halinde bu ürünleri üreten veya ithal edenlere" müeyyide getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için ürünün yurt içinde üretilmesi veya yurt dışından yasal olarak ithal edilmesi gerekir. Yurt dışından kaçak getirilen eşyaya bandrol, etiket, pul, hologram vs konması mümkün değildir. Dolayısıyla 4733 sayılı yasa yönünden işlenemez suç söz konusu olduğundan kaçak sigara bulunduranlar için ancak 5607 sayılı kaçakçılık yasası uygulanabilir olup katılma hakkı Gümrük İdaresine aittir. İzah edilen nendenlerle mahkemece verilen karar doğrudur. Bu sebeple sayın çoğunluğun 1 ve 2 numaralı bozma gerekçelerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy