Tebliğname No: KD - 2011/5266
MAHKEMESİ : Fethiye 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 30/07/2010
NUMARASI: 2009/832 (E) ve 2010/745 (K)
SUÇ: 1163 sayılı kanuna aykırılık
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 11.11.2013 tarih ve 2012/27722 Esas, 2013/21426 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2014 tarih ve 7-2011/ 15266 sayılı itirazıyla, Dairemizin anılan ilamına karşı itirazda bulunulması nedeniyle yapılan incelemede,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden, 6352 sayılı yasa ile değişik CMK.nun 308/3.maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
Dairemizin 11.11.2013 tarih ve 2012/27722 Esas, 2013/21426 Karar sayılı kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede;
07.06.1976 gün ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve CGK'nun 27/03/2012 gün ve 2011/253 esas ile 2012/117 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere;
Yasa koyucu hâkime, takdiri indirim, hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevirme, erteleme veya 5237 sayılı yasanın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanması konularında geniş bir takdir yetkisi tanıyarak, uygulamada çıkabilecek olan ve önceden öngörülme olanağı bulunmayan çeşitli halleri kapsayacak bir kalıp bulmanın zorluğu karşısında, hâkimin bu yetkisini kısıtlamaktan özenle kaçınmış olmakla birlikte, bu konudaki takdir yetkisini sınırsız tutmamış ve anılan hususlarda takdir hakkının sanık lehine kullanılıp kullanılmamasına ilişkin gerekçelerin hak, adalet ve nesafet kuralları ile dosya içeriğine uygun olması aranmıştır.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay incelendiğinde;
Sanıklara atılı fiil, işlenmesi için bir özellik gerektirmeyen kooperatif genel kurulunu süresinde yapmamaktan ibaret, şekli bir suç olup, sanıkların tamamı, avukat sıfatına haiz, sabıkasız, kimselerdir.
Bütün bu haller gözetildiğinde, dosya kapsamı itibariyle sanıkların olumsuz kişiliğe sahip olduklarına ilişkin mevcut bir delil bulunmadığı gibi, duruşmada gözlemlenen ve dosyaya yansıyan olumsuz tutum ve davranışlarının neler olduğu da karar yerinde açıklanmadan, "sanıkların kişilikleri, yargılama sürecinde gösterdikleri tutum ve davranışları dolayısıyla suç işleyip işlemeyecekleri konusundaki kanaat ve suçun işlenmesindeki özellikler” şeklinde belirtilen yetersiz gerekçe ile hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevirmesi, erteleme ve 5237 sayılı yasanın 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca, talep gibi BOZULMASINA, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.