... Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan ...'nin kuruma uyuşturucu madde sokmak ve kullanmak eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-g. maddesi uyarınca 12 gün süreyle hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 28.01.2013 tarihli ve 2013/40 sayılı kararının onanmasına ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 14.02.2013 tarihli ve 2013/497-492 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair ... İnfaz Hâkimliğinin 11.06.2013 tarihli ve 2013/708-749 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 02.12.2013 gün ve 72617 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2013 gün ve KYB. ... sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 6/4. maddesinde yapılan atıf gereğince, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi halinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanunun 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir” şeklindeki düzenlemeler karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümde belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ... da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu sebeple adil yargılanma hakkının bir uzantısı olarak, olaya tamamen yabancı, farklı bir hakimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5237 Türk Ceza Kanunu ile bunun dışında kalan ve ceza hükmü içeren özel ceza yasalarıyla verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasındaki temel ilke ve amaçlar ile infaz şekilleri, infazın ertelenmesi, infazla ilgili kararlar, denetimli serbestlik, kamuya yararlı bir işte çalıştırma, koşullu salıverme, seçenekli yaptırımların uygulanması, tutuklama kararının yerine getirilmesi, özel infaz hükümleri, mükerrirlere özgü infaz rejimi gibi tüm ceza yasalarından verilen cezaların infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen, temel bir yasadır.
Tüm bu anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, ceza hükmü içeren yasalar uyarınca verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulama usul ve esaslarını düzenleyen ve içerisinde ceza hükmü içeren bir düzenlemenin de yer almadığı temel yasa niteliğindeki bu kanun özel ceza yasası olarak değerlendirilemez.
Nitekim, Yargıtay 11. CD’nin 20.11.2013 gün ve 2013/20450 esas, 2013/17234 karar sayılı, Yargıtay 1. CD’nin 27.01.2014 gün ve 2014/693-234 E.K sayılı, Yargıtay 8. CD’nin 17/03/2014 gün ve 2014/915-6613 E.K sayılı ve 10.02.214 gün ve 2014/913-2593 E.K sayılı, Yargıtay 10. CD’nin 17.02.2014 gün ve 2014/904-1059 E.K sayılı ve 04.03.2013 gün 2012/28685 esas, 2013/2014 karar sayılı, Yargıtay 4. CD’nin 16.01.2014 gün ve 2012/36844 esas 2014/992 karar sayılı, Yargıtay 15. CD’nin 24.02.2014 gün ve 2014/2207-3249 E.K sayılı kararlarda olduğu üzere, infaz sırasında ortaya çıkan hususlar yönünden verilen kararlara ilişkin kanun yolu incelemeleri Yargıtay’ın ilgili suça bakmakla görevli Dairesince yapılmakta, aynı şekilde yasanın 111 ve devamı maddelerinde yer alan tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutuklulann hakları ve kısıtlayıcı önlemlere ilişkin yerel mahkemelerce verilen ve temyize konu olmayan kararlar yönünden olağanüstü kanun yoluna başvurulması halinde de, yargılama konusunu oluşturan suça bakmakta olan ceza Dairelerince karara bağlanmaktadır.
Bu uygulamanın aksi düşünülecek olursa, Yargıtay’ın ceza dairelerinin tamamının Bakmakta olduğu her türlü suç ve kabahatin infazı ile ilgili tüm hukuka aykırılıkların çözümünün Dairemizce yapılması sonucu doğacaktır ki bu da Yargıtay Kanunundaki iş bölümüne ilişkin hükümlere aykırılık teşkil edecektir.
Yargıtay Kanunu’nun 6110 sayılı Kanunla değişik 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, Dairemizin görevi özel ceza yasalarından veya Kabahatler Kanunu’ndan doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suç ve kabahatlere ilişkin temyiz incelemesi görevinden ibaret olup; Kanun Yararına Bozma talebinin konusu olan dosyanın yapılan incelemesinde;
... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/275 D.iş sayılı karan ile içtima edilen hapis cezasımn infazı sırasında , ... Açık Ceza İnfaz kurumunda hükümlü bulunan ...'nin kuruma uyuşturucu madde sokmak ve kullanmak eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-g. maddesi uyarınca 12 gün süreyle hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair alınan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 28.01.2013 tarihli ve 2013/40 sayılı kararının onanmasına ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 14.02.2013 tarihli ve 2013/497-492 sayılı kararının kesinleşmesini mükeakip, hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararın yerinde olup olmadığı hususuna ilişkin bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; hükümlü hakkında hükmolunan ceza, Türk Ceza Kanununda düzenlenen 142/1-b,151/1,6136 sayılı kanunun 13/l, TCK'nun 86/2. maddelerinde düzenlenen suçlara ilişkin olup, bu cezanın infaz sırasında uygulanan ve temel yasa özellikleri taşıyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, özel ceza yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle, Kanun Yararına Bozma istemine konu hükmün konusuna ve Yargıtay Kanunu’nun değişik 14. maddesi uyarınca işin incelenmesi Yargıtay Yüksek 8. Ceza Dairesinin görevine dahil olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın anılan daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy