Tebliğname No : K.Y.B. - 2014/98573
Bakırköy 6. Asliye Ceza mahkemesinin 2009/490 esas sayılı dosyasında yürütülen yargılama sırasında, K...U..G.. Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere tenkitlere rağmen cevap verilmediğinden bahisle ilgililer hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257.maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere suç duyurusunda bulunulması üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2011/79603 sayı ile başlatılan soruşturma neticesinde eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında kabahat niteliğinde olduğu gerekçesiyle dosyanın kabahatler bürosuna tevzi edilmesini müteakip emre aykırı davranmaktan kabahatli B.. G.. hakkında yürütülen inceleme neticesinde, emre aykırı davranış niteliğindeki kabahatler yönünden idari para cezası vermeye yetkili makamın, emri veren makam olduğu gerekçesiyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının idari yönden görevsizliğine dair 14/08/2013 tarihli ve 2013/2080 kabahat, 2013/141 sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2013 tarihli ve 2013/1290 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.03.2014 gün ve 15754 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2014 gün ve KYB. 2014-98573 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 23.maddesinde yer alan " Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır..."ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 332.maddesindeki "Suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında Cumhuriyet Savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından yazılı olarak istenilen bilgilere on gün içinde cevap verilmesi zorunludur. Eğer bu süre içinde istenen bilgilerin verilmesi imkânsız ise, sebebi ve en geç hangi tarihte cevap verilebileceği aynı süre içinde bildirilir.
Bilgi istenen yazıda yukarıdaki fıkra hükmü ile buna aykırı hareket etmenin Türk Ceza Kanununun 257 nci Maddesine aykırılık oluşturabileceği yazılır. Bu durumda haklarında kamu davasının açılması, izin veya karar alınmasına bağlı bulunan kişiler hakkında, yasama dokunulmazlığı saklı kalmak üzere, doğrudan soruşturma yapılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, kamu görevlisi gibi cezai sorumluluğu bulunan ve Mahkeme müzekkerelerinin gereğini yerine getirmeyen güvenlik şirketi görevlilerinin eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257.maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza mahkemesi'nin 02.10.2008 gün ve 2013/1290 değişik iş sayılı kararının CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yapılmasına, 02.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy