Tebliğname No: K.Y.B. - 2014/98977
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’na aykırılık eyleminden dolayı K.. S..'ün anılan Kanun'un 68/1-c. maddesi uyarınca 782,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik başvurunun reddine dair Aksaray 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/06/2013 tarihli ve 2013/39 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.03.2014 gün ve 16263 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.03.2014 gün ve KYB. 2014-98977 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5326 sayılı Kabahatler Kanununun 28/10. maddesinde yer alan "İkibin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir." şeklindeki düzenleme karşısında, mercii tarafından verilen kararın hukuki değerden yoksun olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Aksaray Valiliği Nüfus Hizmetleri Müdürlüğünün 09/10/2012 tarihli ve 2012/1120-4165 sayılı idari yaptırım kararı, kabahatliye 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, 6099 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde yer alan, “(1) Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (2) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükmü dikkate alındığında, öncelikle muhatabın neden adresinde bulunamadığının tebliğ mazbatasına şerh düşülmesi ve önceki adresinde bulunamayan muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, olmadığının tespiti halinde ancak 35. maddeye göre eski adrese tebliğ işleminin yapılması gerektiğinden, bu araştırma yapılmaksızın, muhatabın eski adresine 35. maddeye göre doğrudan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı cihetle, karara yapılan itirazın süresinde olduğu gözetilmeden, itirazın esastan incelenmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Aksaray 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.06.2013 gün ve 2013/39 Değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.