1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...’ın, aynı Kanun’un 45 ve Ek 2/2 maddeleri uyarınca 1 ay hapis ve 142.365.600 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/4. maddesi gereğince hapis cezasının 1 ay süreyle oyun oynanan kahvehanelere ve içki içilen lokantalara gitmekten ve umuma açık eğlence yerlerinden istifaden men cezasına çevrilmesine, sanığın cezasının aynı Kanun’un 6. maddesine göre ertelenmesine dair Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2002 tarihli ve 2001/520 esas, 2002/407 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı yönündeki talep üzerine, adı geçen sanığın 1163 sayılı Kanun’un Ek 2/2. maddesi uyarınca 1 ay hapis ve 141 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına ve 6 ay süreyle Tavşanlı ilçesinde içki servisi yapılan işyerlerine gitmekten yasaklanmasına ilişkin aynı Mahkemenin 23/12/2008 tarihli ve 2001/520 esas, 2002/407 sayılı ek kararını müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi üzerine, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına, sanık hakkındaki cezanın infazına devam edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasına dair anılan Mahkemenin 25/09/2012 tarihli ve 2001/520 esas, 2002/407 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14/03/2014 gün ve 19207 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2014 gün ve KYB. 2014-105961 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi durumunda, önceki hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeler uyarınca açıklanması ve infaz edilecek hükmün belirlenmesi gerekirken, bunlar yapılmadan daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ve sanık hakkındaki cezanın infazının devamına dair karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1163 sayılı Yasa'nın ek 1. maddesi gözetilerek, suçtan doğrudan zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, adı geçen kuruma kararın tebliğ edilmediği, buna göre, kanun yararına bozma istemine konu kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.