Tebliğname No : K.Y.B. - 2014/106842
Hız sınırlarına uymamak eyleminden L.. A.. hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 51.maddesi gereğince 140,00 Türk lirası İdarî para cezası uygulanmasına dair Milas Bölge Trafik Denetleme Amirliğince düzenlenen 15/04/2011 tarihli ve FF seri, 22719 sıra sayılı trafik idari para cezası karar tutanağında yer alan İdarî para cezasının infazı sırasında tutanağa ve cezaya itiraz eden L.. A..'nun itirazının süre yönünden reddine ilişkin MİLAS 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 07/10/2013 tarihli ve 2013/261 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14.03.2014 gün ve 18898 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2014 gün ve KYB. 2014-106842 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; İzmir Gelir İdaresi Başkanlığı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığının 02/01/2013 tarihli ve B.07.1.GİB.4.35.80.13 sayılı yazısı ile ekindeki tutanağa L.. A..’nun itiraz ettiği, 06/04/2011 tarihli ve 27897 sayılı Resmî Gazete'de Karayolları Trafik Kanunu Hükümleri Gereğince Uygulanan İdari para Cezalarının Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar ile Kullanılacak Alındılar, Tutanaklar ve Defterler Hakkında Yönetmelik'in 15/2.maddesine göre, süresinde ödenmeyen ve kesinleşen İdarî para cezaları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 54. maddesinde ise, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı 55. maddesinde de amme alacağı vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağının hükme bağlanmış, diğer taraftan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 3. maddesinde, bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) diğer genel hükümlerinin, İdarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı ifade edilmiştir.
Ödeme emri düzenlenebilmesi için "kesinleşmiş bir amme alacağının" mevcut olmasının gerektiği, ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itiraz haklarının sınırlı olup bu itirazlar arasında borcun esasına ilişkin hukuka aykırılık halleri bulunmadığı, öte yandan ödeme emrine karşı açılan davanın esastan daha çabuk tamamlanması ve aleyhe sonuçlanması halinde, bilahare ihbarname ile ilgili davanında lehe sonuçlanması durumunda infazda karmaşaya da neden olunabileceği, nitekim bu durumda gerek idare lehine gerekse davacı lehine infazı kabül aynı maddi olayla ilgili iki ayrı karar mevcut olacağı, Kabahatler Kanunu'nun belirtilen hükümlerine göre, bu Kanun'un genel hükümlerinin, bu bağlamda idari para cezalarının, kesinleşme ve tahsil usullerine ilişkin hükümlerinin idari para cezaları için de geçerli olacağı, Yukarıdaki hükümlerde ise, idari para cezasına karşı dava açılmış olmaması halinde yaptırım kararının kesinleşmesinin öngörülmesi nedeni ile itiraz eden Sulh Ceza Mahkemesinde dava açtığına göre, 6183 sayılı Kanun'un 58/1. maddesine göre mahkemece görev bakımından vergi tahsil dairesine itiraz etmesine yönelik karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin süreden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Milas 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 07.10.2013 tarihli ve 2013/261 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 10.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy