Göçmen kaçakçılığına teşebbüs suçundan sanık ...'ın, 2 yıl 11 ay hapis ve 33.320,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2007 tarihli ve 2006/137 esas, 2007/314 sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün 11.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6291 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik yapılmasına dair Kanunun 2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. maddesi uyarınca denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanma talebinin reddine ilişkin Uzunköprü İnfaz Hakimliğinin 19.09.2012 tarihli ve 2012/594- 434 sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile cezasının şartla tahliye tarihi 29.06.2013 tarihine kadar denetimli serbestlik tedbirleri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2012 tarihli ve 2012/1086 değişik iş sayılı kararı sonrasında, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaya başlamasından önce işlediği iddia edilen üst sınırı 7 yıldan az olmayan örgütlü olarak göçmen kaçakçılığı yapma suçundan hakkında Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/495 esasına kayden ceza kovuşturması bulunduğu gerekçesiyle kapalı ceza infaz kurumuna iadesi talebi üzerine hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair Edirne 1. İnfaz Hakimliğinin 19.02.2013 tarihli ve 2013/531-531 sayılı kararı sonrasında, Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığının hükümlünün şartla tahliye süresine kadar denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uyduğu, kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının ise sehven uygulanmadığından bahisle kapalıya iade hususunda karar verilmesi talebi üzerine aynı suç açısından ikinci kez infaz niteliği taşıması itibariyle kapalı ceza infaz kurumuna iadeye ve cezanın yeniden infazına yer olmadığına ilişkin Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 20.08.2013 tarihli ve 2006/137 esas, 2007/314 sayılı sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04.12.2013 gün ve 73699 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2013 gün ve KYB. 2013-387719 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
1) Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2012 tarihli ve 2012/1086 değişik iş sayılı kararının yapılan değerlendirmesinde,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna 11.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun ile eklenen geçici 3.
maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle koşullu salıverilmesine 1 yıldan az süre kalan;
a) Açık ceza infaz kurumunda bulunan,
b) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunupta açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan, iyi halli hükümlülerin talepleri halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir." ve 11.07.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle koşullu salıverilmelerine bir yıldan daha az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlülerin talepleri halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir." şeklinde düzenlemeler nazara alındığında, 2 yıl 11 ay hapis cezasının infazına 07.06.2012 tarihinde başlanan hükümlünün, bahse konu maddelerin yürürlük tarihinde kapalı ceza infaz kurumunda bulunduğu gibi, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına ayrılma Yönetmeliğinin 6. maddesi gereğince toplam cezasının 1/5'ini kapalı ceza infaz kurumunda iyi halli geçirme şartını taşımadığından açığa ayrılma hakkını kazanmadığı, bu itibarla hükümlünün bahse konu geçici 2. madde kapsamında kalmadığı halde, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde,
2) Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 20.08.2013 tarihli ve 2006/137 esas, 2007/314 sayılı ek kararının yapılan incelenmesinde,
Denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaya başlamasından önce işlediği iddia olunan üst sınırı 7 yıldan az olmayan bir suç nedeniyle hakkında kovuşturma bulunduğu gerekçesiyle kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesi ile birlikte denetimli serbestlik tedbirinin sona erdiği, bahse konu kararının sehven uygulanmamış olmasının hükümlü lehine kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, dolayısıyla usulüne uygun infaz bulunmadığı gözetilmeden, kapalıya iade talebinin reddine dair karar tesisinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile bunun dışında kalan ve ceza hükmü içeren özel ceza yasalarıyla verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasındaki temel ilke ve amaçlar ile infaz şekilleri, infazın ertelenmesi, infazla ilgili kararlar, denetimli serbestlik, kamuya yararlı bir işte çalıştırma, koşullu salıverme, seçenekli yaptırımların uygulanması, tutuklama kararının yerine getirilmesi, özel infaz hükümleri, mükerrirlere özgü infaz rejimi gibi tüm ceza yasalarından verilen cezaların infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen, temel bir yasadır.
Tüm bu anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, ceza hükmü içeren yasalar uyarınca verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulama usul ve esaslarını
düzenleyen ve içerisinde ceza hükmü içeren bir düzenlemenin de yer almadığı temel yasa niteliğindeki bu kanun özel ceza yasası olarak değerlendirilemez.
Nitekim, Yargıtay ll.C.D.’nin 20/11/2013 gün ve 2013/20450 esas, 2013/17234 karar sayılı, Yargıtay l.C.D.’nin 27/01/2014 gün ve 2014/693-234 E.K. sayılı, Yargıtay 8.C.D.’nin 17/03/2014 gün ve 2014/915-6613 E.K. sayılı ve 10/02/2014 gün ve 2014/913-2593 E.K. sayılı, Yargıtay lO.C.D.’nin 17/02/2014 gün ve 2014/904-1059 E.K. sayılı ve 04/03/2013 gün 2012/28685 esas, 2013/2014 karar sayılı, Yargıtay 4.C.D.’nin 16/01/2014 gün ve 2012/36844 esas 2014/992 karar sayılı, Yargıtay 15.C.D.’nin 24/02/2014 gün ve 2014/2207-3249 E.K. sayılı kararlarda olduğu üzere, 5275 sayılı Yasanm infaz sırasında uygulaması ile ilgili ortaya çıkan hususlar yönünden verilen kararlara ilişkin kanun yolu incelemeleri Yargıtay’ın ilgili suça bakmakla görevli Dairesince yapılmakta, aynı şekilde yasanın 111 ve devamı maddelerinde yer alan tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutuklulann hakları ve kısıtlayıcı önlemlerle ilişkin yerel mahkemelerce verilen ve temyize konu olmayan kararlar yönünden olağanüstü kanun yoluna başvurulması halinde de, yargılama konusunu oluşturan suça bakmakta olan ceza Dairelerince karara bağlanmaktadır.
Bu uygulamanın aksi düşünülecek olursa, Yargıtay’ın ceza dairelerinin tamamının bakmakta olduğu her türlü suç ve kabahatin infazı ile ilgili tüm hukuka aykırılıkların çözümünün Dairemizce yapılması sonucu doğacaktır ki bu da Yargıtay Kanunundaki iş bölümüne ilişkin hükümlere aykırılık teşkil edecektir.
Yargıtay Kanunu'nun 6110 sayılı Kanunla değişik 14.maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, Dairemizin görevi özel ceza yasalarından veya Kabahatler Kanunu'ndan doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suç ve kabahatlere ilişkin temyiz incelemesi görevinden ibaret olup, Kanun Yararına Bozma talebinin konusu olan dosyanın yapılan incelemesinde;
Hükümlü ...'ın Uzunköprü Asliye Ceza Mahkemesince hakkında, göçmen kaçakçılığına teşebbüs suçundan verilen hapis cezasının infazı sırasında, 11.04.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6291 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna eklenen geçici 3. maddesi uyarınca denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanma talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; hükümlü hakkında hükmolunan ceza, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen göçmen kaçakçılığına teşebbüs suçuna ilişkin olup, bu cezanın infaz sırasında uygulanan ve temel yasa özellikleri taşıyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, özel ceza yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle, Kanun Yararına Bozma istemine konu hükmün konusuna ve Yargıtay Kanununun değişik 14.fıkrası uyarınca, işin incelenmesi
Yargıtay Yüksek 9. Ceza Dairesinin görevine dahil olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, görev konusunda uyuşmazlığın çözümü çin dosyanın Yargıtay Başkanlar kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy