Kasten yaralama ve 5607 sayılı kanuna muhalefet suçlarından dolayı ... Açık Ceza infaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’ın, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı talebinin reddine dair ... İnfaz Hâkimliğinin 27/12/2013 tarihli ve 2013/3259 esas, 2013/3259 sayılı kararına yönelik itirazın 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 7 numaralı fıkrasının b ve c bentlerinin iptal edilmesi sebebiyle, aynı Kanun’un 14/4. maddesinin uygulanabilirliğinin kalmaması nedeniyle kabulü ile infaz hâkimliği kararının kaldırılmasına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinin 13/01/2014 tarihli ve 2014/11 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28/03/2014 gün ve 22604 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/04/2014 gün ve KYB. 2014/122001 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Anayasa Mahkemesinin 26/12/2103 tarihli ve 2013/133 esas, 2013/136 sayılı karan ile 5275 sayılı Kanun'un denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin 105/A maddesinin 7 numaralı fıkrasının b ve c bentlerinin iptal ettiği, bununla birlikte 5275 sayılı Kanun’un açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumuna iadelerine ilişkin 14/4. maddesi ile Açık Ceza İnfaz Kuramlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 8/2. maddesinin halen yürürlükte olduğu, söz konusu maddelerin birbirinden farklı durumlara ilişkin olup, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geniş yorumlanamayacağı ve 5275 sayılı Kanun’un 14. maddesine teşmil edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 201 l/Bşk-42- Esas sayılı kararında belirlendiği gibi, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının görevlerini düzenleyen 14. maddesinin 3.fıkrasının,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; ...Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2010 tarih ve 2009/382 E., 2010/394 K., sayılı kararı ile hükümlü ... hakkında,hayati tehlike oluşturacak şekilde kasten silahla yaralama suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin 25/11/2010 gün ve 2009/382 esas 2010/394 karar sayılı ilamı ile verilen ve Yargıtay l.Ceza Dairesinin 31.10.2013 gün ve 2011/ 5443 esas, 2013/5808 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş bulunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile, kaç akçılık suçundan ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/02/2013 gün ve 2012/137 esas 2013/96 karar sayılı ilamı ile verilen 6 ay hapis cezası ve 4733 sayılı yasaya muhalefet suçundan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 30/10/2013 gün ve 2011/184 esas 2013/682 karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5275 sayılı, CGTİHK'nun 99 ve 101/2 maddeleri gereğince 4 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası olarak içtimasına karar verilmesi üzerine, bu cezaların infazı sırasında,anılan yasa hükümleri uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanıp uygulanamayacağına dair, kararın yerinde olup olmadığı konusunda kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Hükümlü hakkında hükmolunan cezalardan en ağırının hayati tehlike oluşturacak şekilde kasten silahla yaralama suçundan verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olması karşısında;
Kanun yararına bozma istemine konu hükümlerin konusuna, Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2012 tarih, 2012/bşk-41 esas ve 2012/41 karar; 27.12.2013 tarih, 2013/Bşk-213 esas ve 2013/219 sayılı kararları ile Yargıtay Kanunu'nun 6110 sayılı Kanunla değişik 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, sanık hakkında hükmolunan cezaların en ağırının silahla yaralama suçunu oluşturması nedeniyle işin incelenmesi Yargıtay Yüksek l. Ceza Dairesinin görevine dahil olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye gönderilmesine, 07/07/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy