Tebliğname No : 7 - 2014/154717
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/12/2010
NUMARASI : 2005/383 (E) ve 2010/681 (K)
SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmü temyiz eden katılan Gümrük İdaresi vekilinin, hakim tarafından görülerek 11.03.2011 tarihinde havale edilen dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiğinden sanıklar H.. E.. ve H.. E.. müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede,
1- Mahkemece eylemleri ayrı kabul edilen sanıklara bu miktar üzerinden belirlenecek CİF değer dikkate alınarak ön ödeme tebliğinde bulunulması gerekirken yakalanan eşyaların tümü üzerinden ayrı ayrı ön ödeme ihtarı yapılması ve 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, Gümrük İdaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiğinden, sanıklara dosya içinde bulunan bağımsız bilirkişinin belirlediği CİF değer dikkate alınarak tespit edilen gümrüklenmiş değer üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulup, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Ödeme önerisinin yerine getirilmemesi halinde;
4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı yasanın 8/l.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 01.10.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy