... M Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’ın, ziyaretçi listesinde bildirmiş olduğu ... isimli şahsın ceza infaz kurumu güvenliği açısından sakıncalı olduğundan bahisle hükümlünün ziyaret edilme talebinin reddine dair Bingöl M Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumu idare ve Gözlem Kurumu Başkanlığının 16/05/2013 tarihli ve 2013/674 sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin ... infaz Hakimliğinin 30/05/2013 tarihli ve 2013/22 esas, 2013/25 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.12.2013 gün ve 78182 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2014 gün ve KYB. 2013/406347 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 83/1. maddesindeki "Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir." hükmü ile Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 9/2. maddesindeki" Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlinde adresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu hâller dışında değiştirilemez. Ceza infaz kurumu yönetimince, gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkında, ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılır. Sakıncalı görülenlere ziyaret izni verilmez ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi istenir." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, cezaevi idaresince kolluk marifetiyle yapılan araştırma sonucu sakıncalı olduğu belirlenen şahsa ziyaret izni verilemeyeceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5237 Türk Ceza Kanunu ile bunun dışında kalan ve ceza hükmü içeren özel ceza yasalarıyla verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasındaki temel ilke ve amaçlar ile infaz şekilleri, infazın ertelenmesi, infazla ilgili kararlar, denetimli serbestlik, kamuya yararlı bir işte çalıştırma, koşullu salıverme, seçenekli yaptırımların uygulanması, tutuklama kararının yerine getirilmesi, özel infaz hükümleri, mükerrirlere özgü infaz rejimi gibi tüm ceza yasalarından verilen cezaların infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen, temel bir yasadır.
Tüm bu anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, ceza hükmü içeren yasalar uyarınca verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulama usul ve esaslarını düzenleyen ve içerisinde ceza hükmü içeren bir düzenlemenin de yer almadığı temel yasa niteliğindeki bu kanun özel ceza yasası olarak değerlendirilemez.
Nitekim, Yargıtay 11. CD’nin 20/11/2013 gün ve 2013/20450 esas, 2013/17234 karar sayılı, Yargıtay 1. CD’nin 27/01/2014 gün ve 2014/693-234 E.K sayılı, Yargıtay 8. CD’nin 17/03/2014 gün ve 2014/915-6613 E.K sayılı ve 10/02/2014 gün ve 2014/913-2593 E.K sayılı, Yargıtay 10. CD’nin 17/02/2014 gün ve 2014/904-1059 E.K sayılı ve 04/03/2013 gün 2012/28685 esas, 2013/2014 karar sayılı, Yargıtay 4. CD’nin 16/01/2014 gün ve 2012/36844 esas 2014/992 karar sayılı, Yargıtay 15. CD’nin 24/02/2014 gün ve 2014/2207-3249 E.K sayılı kararlarda olduğu üzere, 5275 sayılı Yasanın 108. maddesinde düzenlenen infaz sırasında tekerrür uygulaması ile ilgili ortaya çıkan hususlar yönünden verilen kararlara ilişkin kanun yolu incelemeleri Yargıtay’ın ilgili suça bakmakla görevli Dairesince yapılmakta, aynı şekilde yasanın 111 ve devamı maddelerinde yer alan tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutukluların hakları ve kısıtlayıcı önlemlere ilişkin yerel mahkemelerce verilen ve temyize konu olmayan kararlar yönünden olağanüstü kanun yoluna başvurulması halinde de, yargılama konusunu oluşturan suça bakmakta olan ceza Dairelerince karara bağlanmaktadır.
Bu uygulamanın aksi düşünülecek olursa, Yargıtay’ın ceza dairelerinin tamamının bakmakta olduğu her türlü suç ve kabahatin infazı ile ilgili tüm hukuka aykırılıkların çözümünün Dairemizce yapılması sonucu doğacaktır ki bu da Yargıtay Kanunundaki iş bölümüne ilişkin hükümlere aykırılık teşkil edecektir.
Yargıtay Kanunu'nun 6110 sayılı Kanunla değişik 14.maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, Dairemizin görevi özel ceza yasalarından veya Kabahatler Kanunu'ndan doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suç ve kabahatlere ilişkin temyiz incelemesi görevinden ibaret olup, Kanun Yararına Bozma talebinin konusu olan dosyanın yapılan incelemesinde;
... M Tipi Kapalı Ceza infaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’ın, ziyaretçi listesinde bildirmiş olduğu ... isimli şahsın ceza infaz kurumu güvenliği açısından sakıncalı olduğundan bahisle hükümlünün ziyaret edilme talebinin reddine dair ... M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 16/05/2013 tarihli ve 2013/674 sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin ... İnfaz Hakimliğinin 30/05/2013 tarihli ve 2013/22 esas, 2013/25 sayılı kararının yerinde olup olmadığı hususuna ilişkin bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; hükümlü hakkında hükmolunan ceza, 765 sayılı Türk Ceza Kanunumun 125/1.maddesinde düzenlenen suça ilişkin olup, bu cezanın infaz sırasında uygulanan ve temel yasa özellikleri taşıyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, özel ceza yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle, Kanun Yararına Bozma istemine konu hükmün konusuna ve Yargıtay Kanunu’nun değişik 14. maddesi uyarınca, işin incelenmesi Yargıtay Yüksek 9. Ceza Dairesinin görevine dahil olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Yargıtay Başkanlar Kurulu'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 02.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.