Tebliğname No: K.Y.B. - 2014/145711
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5940 sayılı Kanunun 2.maddesi ile değişik 42.maddesine aykırılıktan İ.. I.. ve E.. K.. hakkında Iğdır Belediye Encümeninin 11/11/2010 tarihli ve 606 karar sayılı kararı ile 47,257,28 Türk lirası İdari para cezasına karşı yapılan başvurunun, imar kanununa göre verilen para cezası için açılacak davaların çözüm yerinin idari yargı olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine dair Iğdır 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/12/2011 tarihli ve 2010/1128 değişik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.04.2014 gün ve 26062 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2014 gün ve KYB. 2014-145711 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'la Kabahatler Kanunu'nun 27.maddesine eklenen 8.fıkra ile idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğinin düzenlendiği ve 15 Kasım 2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 05.04.2007 gün, 2007/35 esas, 2007/36 sayılı kararına göre de "İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca para cezası verilmesi işlemi, imar mevzuatına aykırı bir yapılanmanın tespiti, önlenmesi veya giderilmesine yönelik idari bir işlemin devamı niteliğinde olduğundan, Kabahatler Kanunu'nun 27.maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca idari yaptırım kararının yanı sıra idari yargının görev alanına giren başka bir kararın da verilmiş olduğunun ve buna bağlı olarak söz konusu para cezalarına karşı açılacak davalarda idari yargının görevli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda, İmar Kanunu'nun 42.maddesi uyarınca verilen para cezasına karşı Sulh Ceza Mahkemesinde açılan dava, itiraz başvurusunda bulunan mahkemenin görevine girmemektedir." denilmiş olmasına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11/02/2008 tarihli ve 2006/3986 esas, 2008/908 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3.maddesi, aynı Kanun'un 27.maddesine 5560 sayılı Kanun ile eklenen 8.fıkra bir arada değerlendirildiğinde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5940 sayılı Kanunla değişik 42.maddesi uyarınca verilen para cezalarına karşı açılacak davaların çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9.maddesine göre görevsizlik kararı verildiği takdirde kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde görevli mahkemede dava açılabileceğini ancak dosyanın re'sen ilgili idare mahkemesine gönderilemeyeceği
hususu gözetilmeden yazılı şekilde re'sen dosyanın görevli idare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Iğdır 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 gün ve 2010/1128 Değişik İş sayılı kararının, CMK.nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 30.09.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.