4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'nun 5/1-2.maddesine aykırı davranma eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında 4915 sayılı Kanun'un 21/1.maddesi gereğince 291,00 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 7.Bölge Müdürlüğü Kayseri Şube Müdürlüğünün 03.09.2013 tarihli ve 2013/82 sayılı idari yaptırım kararı tutanağına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin, PINARBAŞI Sulh Ceza Mahkemesinin 03.01.2014 tarihli ve 2013/316 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.04.2014 gün ve 26086 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2014 gün ve KYB. 2014-147270 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-23.08.2013 tarihli tutanak içeriğine göre, kabahatlinin yanında taşımakta olduğu av tüfeğinin boş vaziyette olduğu, içerisinde sürülmüş av fişeğinin olmadığı, yanlarında vurulmuş iki adet bıldırcın bulunan diğer iki şahsın kabahatlinin de dahil olduğu dört kişilik grupla bir ilgisinin bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığı, kabahatlinin savunmasında, 24.08.2013 tarihinde saat 00:00'da av sezonu açılacağından 23.08.2013 tarihinde akşam üstü avlanacakları avlağa o gece orada kalacakları için çadır kurmak için gittiklerini beyan etmesi, olay tanıklarının da aynı yönde beyanda bulunmaları, bu savunmanın aksini gösterecek delil bulunmaması karşısında, kabahatli tarafından yapılan başvurunun kabulü ile idari paa cezasının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken kabahatlinin savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle reddine karar verilmesinde,
2-Kabahatlinin eyleminin avlanmaya teşebbüs olarak kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 13.maddesinde yer alan "Kabahate teşebbüs cezalandırılmaz. Ancak, teşebbüsün de cezalandırılabileceğine dair ilgili kanunda hüküm bulunan haller saklıdır. Bu durumda, Türk Ceza Kanununun suça teşebbüse ve gönüllü vazgeçmeye ilişkin hükümleri, kabahatler bakımında da uygulanır." hükmü gereğince kabahatli hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanmadığı gözetilmeksizin, yapılan başvurunun bu yönden kabul yerine reddine karar verilmesnide isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkeme tarafından delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.