MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasa'ya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 08.07.2014 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
14.04.2010 tarihinde Şemdinli Polis kontrol noktasında kolluk görevlilerince yapılan denetim sırasında, sanık ...’ya ait ve kendisinin sürücülüğünü yaptığı ... plaka sayılı kamyonda 40 adet 60 litrelik toplamda 2400 litre marker seviyesi geçersiz mazot ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununa muhalefet suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/215 E, 2010/399 K. sayılı ve 16.06.2010 günlü karar ile 5015
sayılı Kanunun ek 5/1 maddesi uyarınca sonuç olarak 2 yıl 6 ay hapis ve 2000 TL adli para cezasına hükmedilmiş, kaçak mazotun ve nakil aracının da müsaderesine karar verilmiştir.
5015 sayılı Kanunun ek 5/1. madde hükmü şöyledir:
"Kaçak petrolü satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kaçak petrolün ve kaçakçılıkta kullanılan suç araç ve gereçlerinin müsaderesine de hükmolunur"
Madde metninden de anlaşıldığı gibi petrol kaçakçılığı eyleminin suç tarihi itibariyle 5015 sayılı Kanunun ek 5/1 maddesi kapsamında kaldığını kabul edebilmek için kaçak olarak kabul edilen petrolün satışa arz edilmesi, satılması, bulundurulması, ve bu özelliğini bilinerek ticarî amaçla satın alınması, taşıması veya saklanması hareketlerinin, yurt sınırları içersinde (gümrük bölgesi içersinde) yapılması gerekmektedir. Buna karşılık eşyanın Gümrük işlemine tabi tutmaksızın gümrük kapılarından veya kapı dışında kalan sınırlardan yurda sokulması eylemi ise suç tarihi itibariyle 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesi kapsamına giren kaçakçılık suçunu oluşturacaktır. Anılan madde hükmü şöyledir:
"Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır."
Fıkra hükmünden de anlaşıldığı gibi gümrük kapılarından, gümrük işlemine tabi tutmadan veya gümrük kapısı olmayan sınırlardan ülkeye eşya sokma eylemi 5607 sayılı KMK.nunun 3. maddesinin 1.fıkrası kapsamında kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır. Bu suçta eşyanın cinsinin önemi bulunmamaktadır. Bu fıkra kapsamında yurda sokulan eşya petrol de olsa durum değişmeyecektir.
Sanık yargılama sırasında mahkemeye verdiği savunmasında el konulan mazotu sınırda İranlı şahıstan aldığını beyan etmiştir. Mahkemece de sanığın bu savunmasına itibar edilmiştir. Ancak Sanığın dava konusu mazotu, İranlı şahısların; a) daha önceden yurda yasal olmayan yollardan soktuktan sonra yurt içinde mi satın aldığı, b) İranlı şahısların sınıra kadar getirdiği mazotu satın alarak yurda kendisinin mi soktuğu, c) İranlı şahıslarla önceden fikir ve eylem birliği içinde anlaşarak hareket etmek suretiyle satmak için teslim alıp iştirak iradesiyle mi hareket ettiği hususları sanık savunmasından ve dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu hususlar araştırılarak suç vasfının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle ve sanık aleyhine yorumla yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
KARŞI OY
Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan araçda Şemdinli polis kontrol noktasında yapılan aramada 2400 litre mazot yakalanmıştır. Hakkında 5015 sayılı kanunun Ek.5/1 maddesine muhalefetten kamu davası açılmış ve sanık aynı yasa maddesi ile mahkum olmuştur.
Sanık savunmasında, mazotu Şemdinli-Derecik sınır kapısından İranlı şahıslardan satın aldığını bildirmiştir. Sanığın savunmasının aksini gösteren bir delil bulunmamaktadır. Gümrük kapısı harici yerden, sınırdan gayri yasal olarak eşyanın yurda getirilmesi halinde eşyanın niteliğine bakılmaksızın yurda girişin sağlanması halinde eylem 5607 sayılı kanunun 3/1-1 maddesine uymaktadır. Sanığın savunmasına göre, eşya yurda kaçak olarak İranlı şahıs/şahıslar tarafından sokulmuştur ve sanık da satın almıştır. İranlı şahısların eylemine iştirak söz konusu olup sanığın eylemi 5607 sayılı kanunun 3/1-1 maddesine muhalefet suçunun unsularını oluşturmaktadır. Yüksek Dairenin 13.05.2014 gün ve 2014/2064 - 13025 Sayılı kararından da anlaşıldığı gibi uygulama bu yöndedir.
Bu nedenle hükmün 5607 sayılı kanuna muhalefet suçunu oluşturduğundan bozulması yerine 5015 sayılı kanuna muhalefet kabul ederek onanmasına dair sayın Çoğunluğun kararına katılmıyorum.