Şebinkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan Musa Kazım Tomrukcu'nun izinli bulunduğu sırada yatarak tedavi gördüğü Ünye Devlet Hastanesinde izni bittikten sonra da kaldığı esnada yanında cep telefonu bulundurması eyleminden dolayı 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-g. maddesi uyarınca 11 gün süreyle hücreye koyma cezası ile cezalandırılmasına dair Ünye Açık Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 23/12/2013 tarihli ve 2013/1224 sayılı kararına yönelik şikayetin reddine ve hücre cezasının onanmasına ilişkin Ünye İnfaz Hâkimliğinin 16/01/2014 tarihli ve 2014/31-64 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 20/01/2014 tarihli ve 2014/43 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 27.02.2012 gün ve 2014/14855 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2014 gün ve KYB. 2014-87358 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre hükümlünün izinli bulunduğu esnada rahatsızlanarak Ünye Devlet Hastanesine kaldırıldığı, burada yatarak tedavi gördüğü esnada izninin sona erdiği ve misafir hükümlü olarak Ünye Açık Ceza İnfaz Kurumu kayıtlarına alındığı, hükümlünün Devlet Hastanesinde sivil hastaların kaldığı bir odada bulunduğu, infaz koruma memurlarınca zaman zaman odanın kontrolü yapıldığı, 17/12/2013 tarihinde odada yapılan kontrolde odada kalmakta olan sivil hastalardan bir tanesinin yatağının yanında bulunan sehpa üzerinde bir cep telefonu bulunduğunun tespit edildiği, hükümlünün telefonun kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine hakkında disiplin soruşturması başlatılarak hücre cezası verildiği anlaşılmışsa da, hükümlünün savunmasında cep telefonunu kullanmadığını, yakınları tarafından getirilen giysilerin cebinden çıktığını, yanında telefon bulunması sorun olacağı için ziyaret günü yakınlarına geri vermek üzere telefonu sivil hastaya verdiğini beyan ettiği, tanık olarak dinlenilen infaz koruma memurları ifadelerinde hükümlüyü telefonla görüşürken görmediklerini, telefonun hükümlüye nasıl ulaştırıldığını bilmediklerini beyan ettikleri, hükümlünün hastaneye 12/12/2013 tarihinde yattığı, telefonun ise 17/12/2013 tarihinde bulunduğu, hükümlü savunmasında telefonun 15/12/2013 tarihinde yakınlarının getirdiği giysilerin cebinden çıktığını beyan ettiği, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlıkları arasında imzalanan 19/08/2011 tarihli protokole göre hükümlülerin devlet hastanelerinin hükümlü koğuşunda kalacakları ve iç güvenliğin infaz koruma memurlarınca sağlanacağı, ancak somut olayda infaz koruma memurlarının hükümlüye gelen eşyaları kontrol etmedikleri gibi kredi kartı vb. eşyaları da teslim almadıkları, daha sonra ise hükümlüye gelen giysilerle birlikte hükümlüye ulaştığı beyan edilen cep telefonu nedeniyle disiplin cezası verildiği anlaşılmakla, hükümlünün cep telefonunu kullandığına dair delil bulunmadığı, infaz koruma memurlarının kontrol yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle hükümlünün iradesi dışında eline geçen telefon nedeniyle ceza verilemeyeceği, hükümlü ile aynı odada kalan ve telefonun teslim edildiği beyan edilen diğer hastaların beyanlarına başvurulmadan karar verildiği, bu hali ile hükümlünün eyleminin 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-g maddesine uymayacağı gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile bunun dışında kalan ve ceza hükmü içeren özel ceza yasalarıyla verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasındaki temel ilke ve amaçlar ile infaz şekilleri, infazın ertelenmesi, infazla ilgili kararlar, denetimli serbestlik, kamuya yararlı bir işte çalıştırma, koşullu salıverme, seçenekli yaptırımların uygulanması, tutuklama kararının yerine getirilmesi, özel infaz hükümleri, mükerrirlere özgü infaz rejimi gibi tüm ceza yasalarından verilen cezaların infazına ilişkin usul ve esasları düzenleyen, temel bir yasadır.
Anılan yasanın 108. maddesinde, 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesinde düzenlenen tekerrürün infaz koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş , 111 ve devamı maddelerinde de tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutukluların hakları ve kısıtlayıcı önlemlere dair hususlar gösterilmiştir.
Tüm bu anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, ceza hükmü içeren yasalar uyarınca verilen ceza ve güvenlik tedbirlerinin uygulama usul ve esaslarını düzenleyen ve içerisinde ceza hükmü içeren bir düzenlemenin de yer almadığı temel yasa niteliğindeki bu kanun özel ceza yasası olarak değerlendirilemez.
Nitekim, Yargıtay 11. CD’nin 20/11/2013 gün ve 2013/20450 esas, 2013/17234 karar sayılı, Yargıtay 1. CD’nin 27/01/2014 gün ve 2014/693-234 E.K sayılı, Yargıtay 8. CD’nin 17/03/2014 gün ve 2014/915-6613 E.K sayılı ve 10/02/2014 gün ve 2014/913-2593 E.K sayılı, Yargıtay 10. CD’nin 17/02/2014 gün ve 2014/904-1059 E.K sayılı ve 04/03/2013 gün 2012/28685 esas, 2013/2014 karar sayılı, Yargıtay 4. CD’nin 16/01/2014 gün ve 2012/36844 esas 2014/992 karar sayılı, Yargıtay 15. CD’nin 24/02/2014 gün ve 2014/2207-3249 E.K sayılı kararlarda olduğu üzere, 5275 sayılı Yasanın 108. maddesinde düzenlenen infaz sırasında tekerrür uygulaması ile ilgili ortaya çıkan hususlar yönünden verilen kararlara ilişkin kanun yolu incelemeleri Yargıtay’ın ilgili suça bakmakla görevli Dairesince yapılmakta, aynı şekilde yasanın 111 ve devamı maddelerinde yer alan tutuklama kararının yerine getirilmesi, tutukluların hakları ve kısıtlayıcı önlemlere ilişkin yerel mahkemelerce verilen ve temyize konu olmayan kararlar yönünden olağanüstü kanun yoluna başvurulması halinde de, yargılama konusunu oluşturan suça bakmakta olan ceza Dairelerince karara bağlanmaktadır.
Bu uygulamanın aksi düşünülecek olursa, Yargıtay’ın ceza dairelerinin tamamının bakmakta olduğu her türlü suç ve kabahatin infazı ile ilgili tüm hukuka aykırılıkların çözümünün Dairemizce yapılması sonucu doğacaktır ki bu da Yargıtay Kanunundaki iş bölümüne ilişkin hükümlere aykırılık teşkil edecektir.
Yargıtay Kanunu’nun 6110 sayılı Kanunla değişik 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, Dairemizin görevi özel ceza yasalarından veya Kabahatler Kanunu’ndan doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suç ve kabahatlere ilişkin temyiz incelemesi görevinden ibaret olup, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun da öngörülen disiplin cezalarına ilişkin temyiz incelemesi görevinin Yargıtay 7. Ceza Dairesi’ne ait olduğu yönünde bir düzenleme de mevcut değildir.
Kanun Yararına Bozma talebinin konusu olan dosyanın yapılan incelemesinde;
Hükümlü ... Tomrukcu hakkında Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesince silahla tehdit suçundan verilen ve Yargıtay Yüksek 4.Ceza Dairesinin 12.03.2013 gün ve 2010/ 23500 Esas,2013/ 6971 Karar sayılı ilamı ile kesinleşen hapis cezasının infazı sırasında rahatsızlanıp, Ünye Devlet Hastanesinde sivil hastaların kaldığı bir odada yatarak tedavi gördüğü esnada, infaz koruma memurlarınca 17/12/2013 tarihinde yapılan kontrolde, hükümlüye ait cep telefonunun ele geçmesi üzerine, Ünye Açık Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 23/12/2013 tarihli ve 2013/1224 sayılı kararı ile, adı geçen hükümlüye bu eyleminden dolayı "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 44/3-g maddesi uyarınca, 11 gün süreyle hücreye koyma cezası verilmesine" dair kararın yerinde olup olmadığı hususuna ilişkin bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; hükümlü hakkında hükmolunan ceza, Türk Ceza Kanununda düzenlenen silahla tehdit suçuna ilişkin olup, bu cezanın infaz sırasında uygulanan ve temel yasa özellikleri taşıyan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, özel ceza yasası kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle, Kanun Yararına Bozma istemine konu hükmün konusu ve buna bağlı talebin niteliği ile Yargıtay Kanunu’nun değişik 14. maddesi uyarınca, işin incelenmesi Yargıtay Yüksek 4.Ceza Dairesinin görevine dahil olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için dosyanın Yargıtay Başkanlar Kurulu'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09.06.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy