4207 sayılı ... Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'... aykırılıktan kabahatli Olay TV - Olay Radyo ve Televizyon Yayıncılık ....Ş. hakkında 73.263,00 Türk Lirası idari para cezası uygulanmasına dair Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 20.08.2013 tarihli ve 89 sayılı kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin ...7.Sulh CEza Mahkemesinin 06.01.2014 tarihli ve 2013/964 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın keza reddine dair ...Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2014 tarihli ve 2014/95 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.05.2014 gün ve 31745 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2014 gün ve KYB. .... sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; Olay TV logosuyla yayın yapan Olay TV - Olay Radyo ve Televizyon Yayıncılık ...... hakkında, 03.06.2013 tarihinde yayınlanan bir sinema filminin çeşitli sahnelerinde yer alan sigara görüntülerinin, teknik açıdan izleyicilerin algılayamayacağı hale getirilmeden yayınlandığı gerekçesiyle, ulusal çapta yayın yapan muteriz yayın kuruluşu hakkında idari para cezası uygulanmasını müteakip, yayıncı kuruluş vekili tarafından anılan cezaya karşı, müvekkili kuruluşun ulusal çapta yayın yapan değil, yerel yayın yapan kuruluş olduğu gerekçesiyle başvuruda bulunduğu, ...7.Sulh Ceza Mahkemesince, muteriz yayın kuruluşunun uydu hizmeti veren bir yayın kuruluşu olması sebebiyle, ulusal yayın kuruluşu olarak tanımlanması gerektiğinden bahisle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
4207 sayılı ... Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 3.maddesinin 6.fıkrasında yer alan "Televizyonda yayınlanan programlarda, filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde, reklam ve tanıtım filmlerinde ... ürünleri kullanılamaz, görüntülerine yer verilemez." şeklindeki düzenlemeye aykırılığın müeyyidesi, aynı Kanun'un 5.maddesinin 4.fıkrasında gösterilmiş olup, buna göre, "3 üncü maddenin altıncı fıkrasındaki yasağın görsel yayın yoluyla ihlal edilmesi halinde; yerel yayın yapan kuruluşlar, bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar, bölgesel yayın yapan kuruluşlar, beşbin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan kuruluşlar, ellibin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. Bu cezaya karar vermeye Radyo ve Televizyon Üst Kurulu yetkilidir." biçimindeki düzenlemeye göre, yerel yayın kuruluşlarına bin Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar, ulusal yayın yapan kuruluşlara, ellibin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası öngörüldüğü, çözümlenmesi gereken meselinin muteriz firmanın yerel veya ulusal çapta yayın yapan kuruluş olup olmadığı noktasında toplandığı,
6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin 1.fıkrası (jj) bendine göre, "Yerel yayın: En fazla bir ilin sınırları içine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini",
Aynı fıkranın (e) bendine göre, "Bölgesel yayın: Bir çoğrafi bölge içindeki illerin toplam nüfusunun asgari yüzde yetmişine ve Üst Kurulca coğrafi bölge içinde belirlenen illere ulaştırılan yayın hizmetini",
(...) bendine göre de, "Ulusal yayın: ülke nüfusunun asgari yüzde yetmişine ve Üst kurulca belirlenen yerleşim yerlerine karasal ortamdan ulaştırılan yayın hizmetini", ifade ettiği,
Muteriz kuruluşun vekili tarafından ibraz edilen belgelere göre, Olay Radyo ve Televizyon Yayıncılık ....Ş.'nin, ... İline yönelik karasal ortamdan yerel yayın yapan bir kuruluş olduğu, her ne kadar uydu ortamında ülke geneline yayınları ulaşsa da, bunun yerel yayın lisansını değiştirmeyeceği, üst kurul tarafından belirlenen yerleşim yerlerine bu yayının karasal ortamdan (karasal verici sistemleri) vasıtasıyla ulaştırılmasını gerektiği, televizyon yayınının uydu ortamı ... da platform işletmecileri (Digitürk, D-smart gibi) tarafından yayınlanmasının, o yayının ulusal yayın olarak kabul edilmesine elverişli olmadığı, nitekim yerel yayın yapan kuruluşlara, ulusal yayın yapan kuruluşlar gibi yüksek oranda idari cezalar uygulanması sonucunda duyulan rahatsızlığı dile getiren bazı üst kurul üyelerinin istemi üzerine, Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 23.10.2013 tarihli kararı ile konunun hukuk müşavirliğine sevk edilerek, yapılacak çalışma sonucunun Üst Kurula sunulmasının istendiği nazara alındığında, mahkemece çözümü uzmanlığı, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bu hususta herhangi bir bilirkişi incelemesi ve araştırması yapılmaksızın mahkemenin kendi değerlendirmesi sonucu başvurunun reddine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin, takdir, tercih ve değerlendirilmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Mahkeme tarafından delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığnıın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 25.11.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy