Tebliğname No : K.Y.B. - 2014/237285
5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'na muhalefet eyleminden dolayı Baklavacı ....... Gıda San. ve Tic. A.Ş. hakkında anılan Kanun'un 15/5. maddesi uyarınca 118.750,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına, aynı maddede yer alan güvenlik tedbirine ilişkin atıf ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca cezaya konu ürüne ilişkin üretim izninin iptaline dair İstanbul 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2013 tarihli ve 2013/175 esas, 2013/805 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2014 tarihli ve 2014/124 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen16/06/2014 gün ve 41402 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2014 gün ve KYB. 2014-237285 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 16. maddesinde idari yaptırım türlerinin sayıldığı, 19. maddesinde ise bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, işyerinin kapatılması, ruhsat veya ehliyetin geri alınması gibi yaptırımlara ilişkin hükümlerin ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı olduğu hükmüne yer verildiği, somut olayda kabahatli tüzel kişi hakkında 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu'nun 15/5. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezasını müteakip, bu maddedeki düzenleme gereğince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 60. maddesine göre tüzel kişilere özgü güvenlik tedbiri uygulandığının anlaşılması karşısında, her ne kadar temel yaptırım Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası olsa da, bu kanun kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında güvenlik tedbirine hükmedildiği cihetle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/11/2010 tarihli ve 2010/237-242 sayılı ilamında belirtildiği üzere gerek mahkûmiyete ek, gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirleri hüküm niteliğinde olup temyize tabi olduğu gözetilerek itirazın usulden reddi yerine yazılı şekilde esastan incelenmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/11/2010 tarih ve 2010/5-237 Esas 2010/242 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Sanık Baklavacı ..... Gıda San. Ve Tic. A.Ş hakkında idari para cezası yanında TCK’nun 60. maddesi uyarınca tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, gerek
mahkumiyet hükmüne ek olarak ve gerekse bağımsız olarak hükmedilen güvenlik tedbirlerine karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, sanık müdafıinin mahkemenin kararın itiraz yoluna açık olduğunu belirtmesi nedeniyle merciide yanılma suretiyle Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı itiraz başvurusunu inceleyen İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararın temyiz yasa yoluna açık olduğunu belirterek usul yönünden itirazın reddine karar vermesi gerektiğinden ve bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/02/2014 tarihli ve 2014/124 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 01/12/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.