Tebliğname No : K.Y.B.KYB - 2013/101669
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçundan hükümlü G.. U..'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123 ve 62.maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Araklı Sulh Ceza Mahkemesinin 30.11.2011 tarihli ve 2010/261 esas, 2011/972 sayılı kararının infazı sırasında, adı geçen hükümlünün 11.04.2012 tarihli Resmî Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe giren 6291 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik hükümlerinin hakkında uygulanması talebinin kabulü ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar plan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine ilişkin Trabzon İnfaz Hâkimliğinin 06.07.2012 tarihli ve 2012/324-314 sayılı kararını müteakip, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, hükümlünün Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2012 tarihli ve 2010/162 esas, 2012/11 sayılı kararı ile verilen 4.000,00 Türk lirası adlî para cezasından çevirme hapis cezasının infazına başlandığından denetimli serbestlik tedbirine ne şekilde devam olunacağı hususunda bir karar verilmesi talebi üzerine, adı geçen hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine dair Trabzon İnfaz Hâkimliğinin 13.09.2012 tarihli ve 2012/525-512 sayılı kararına hükümlü tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2012 tarihli ve 2012/611 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15.03.2013 gün ve 17919 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2013 gün ve KYB. 2013-101669 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkındaki cezanın Trabzon İnfaz Hâkimliğinin 06.07.2012 tarihli kararı ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına karar verilmesinden önce, 28.04.2010 tarihinde işlediği suçtan dolayı mahkûm olduğu 4.000,00 Türk lirası adlî para cezasından çevirme hapis cezasının infazına yönelik yakalama emri çıkarıldığı ve anılan cezanın infazına başlandığının anlaşılması karşısında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun 105/A maddesinin 7.fıkrasının (a) bendinde yer alan “İşlediği iddia olunan başka bir suçtan dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 100 üncü maddesinde sayılan nedenlerle tutuklama kararı verilmesi, hâlinde denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, infaz hâkimi tarafından hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir.” ve
6.fıkrasında yer alan "Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine, infaz hakimi tarafından karar verilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Trabzon 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2012 gün ve 2012/611 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümlünün 2.mahkumiyetten tahliye olduktan sonra denetimli serbestlik süresinin kalan kısmını uygulanmasına, 01.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy