Tebliğname No: K.Y.B. - 2014/251150
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçundan sanık M.. C..'ın 5015 sayılı Kanun'un ek 5/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair Mardin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2009/360 esas, 2010/162 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle erteli cezasının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 14/02/2014 tarihli ve 2009/360 esas, 2010/162 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2014 tarihli ve 2014/291 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.06.2014 gün ve 44731 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2014 gün ve KYB. 2014-251150 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5015 sayılı Kanun'un karar tarihinde yürürlükte bulunan ek 5. maddesinde kaçakçılığın özel bir türü olarak petrol kaçakçılığı suçu düzenlenmiş, anılan yasanın ek 3. maddesinde ise kaçak petrole ilişkin olarak bu kanunda yer almayan hususlarda, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Bu düzenleme karşısında söz konusu atıfın, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun kaçak petrole uygulanabilecek tüm hükümlerine yönelik olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5015 sayılı Kanun'da davaya bakmakla görevli mahkemelerin belirlenmemesi ve yapılan atıf nedeniyle, bu davalara bakacak mahkemelerin görevleri ile ilgili olarak Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'ndaki düzenlemenin uygulanması gerekmektedir. Suç ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurala göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır. Nitekim, 5607 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi uyarınca, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun, 24/07/2007 gün ve 346 sayılı kararı ile kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasını..." kararlaştırmıştır.
Bu durum karşısında 5015 sayılı Kanun'un ek 5.maddesi uyarınca açılan kamu davasına bakma görevinin 1 numaralı Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2014 tarihli ve 2014/291 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.