Tebliğname No : K.Y.B. - 2014/279381
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na muhalefet eyleminden kabahatli E.. B.. hakkında Denizli Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 18/10/2012 tarihli ve GJ-720318 seri nolu idari para cezası karar tutanağı ile 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesi uyarınca uygulanan 1.950,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin Denizli 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 09/05/2013 tarihli ve 2012/325 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.07.2014 gün ve 49038 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.09.2014 gün ve KYB. 2014-279381 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, kabahatli E.. B.. hakkında izin ve ruhsat almaksızın ticari amaçlı yolcu taşımak eylemi nedeniyle 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesi gereğince aracı kullanan kişi olması nedeniyle idari para cezası uygulandığı, aynı madde gereğince araç sahibi M.. V.. isimli kişiye de 18/10/2012 tarihli ve GJ-.. seri nolu tutanak ile .. plakalı araca ilişkin 1.950,00 Türk lirası idari para cezası verildiği ve aracının 60 gün süreyle trafikten men edildiği, söz konusu işlemlere E.. B.. ve Musa Verim tarafından ayrı ayrı itiraz edildiği, mahkemesince her iki itirazın yalnızca 18/10/2012 tarihli ve GJ-... seri nolu tutanağa yönelik olduğu değerlendirilip birleştirme kararı verilerek yalnızca bu tutanak yönünden karar verildiği anlaşılmakla, araç sahibi Musa Verim'in itirazı yönünden mahallinde bir karar verilebileceği düşünülerek yapılan incelemede,
1-Kabahat konusu eyleme ilişkin idare tarafından uygulanan idari para cezasını müteakip, 18/10/2012 tarihli ve ....seri nolu tutanak ile aracın geçici olarak trafikten men edilmesine de yine idare tarafından karar verilmiş olunması karşısında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesinde yer alan, “İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte İdarî yargı merciinde görülür.” şeklindeki düzenleme ile Uyuşmazlık Mahkemesinin aracın geçici olarak trafikten men edilmesine ilişkin davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğuna dair 08/04/2013 tarihli ve 2013/74-495 sayılı kararı nazara alındığında, idare mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesinde,
2- 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3. maddesinde "İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediye sınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcu taşıyan kişiye, araç sahibine, bağlı bulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularına birinci fıkrada gösterilen idari para cezası üç kat olarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde tekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır. Ayrıca, araç her defasında altmış gün süre ile trafikten men edilir." şeklinde düzenleme yer aldığı, somut olayda kabahatli E.. B..'ün Musa Verim'e ait ... plakalı araç ile öğrenci taşırken kolluk tarafından yapılan tespit üzerine hakkında idari para cezası uygulandığı anlaşılmışsa da, kabahatli E.. B..'ün söz konusu öğrencilerin kaldığı yurtta belletmen olarak çalıştığı ve yurtta kalan öğrencileri okula götürdüğü, mahkemenin kabulününde bu yönde olduğu, tanık olarak dinlenilen öğrencilerin ve kabahatlinin taşıma karşılığı ücret alınmadığı yönünde beyanlarda bulundukları, araç sahibi M.. V..'in ifadesinde olay tarihinden kısa bir süre önce kendisine ait aracı, karşılığında ücret almadan kurban bayramında yurt işlerinde geçici olarak kullanılıp iade edilmek üzere yurt görevlisi olması nedeniyle tanıdığı Eyüp Büyük’e verdiğini, aracını sürekli servis olarak kullandırtmadığını beyan ettiği, dosya kapsamında kabahatlinin ticari amaçla taşıma yaptığına dair delil bulunmadığı, yurtta kalan öğrencilerin başkasından emanet olarak alınan araçla okula götürülmesi şeklinde gerçekleştiği anlaşılan eylemin 2918 sayılı Kanun'un Ek 2/3.maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği 1 nolu neden yönünden yerinde görüldüğünden Denizli 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 9.5.2013 gün ve 2012/325 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, Kanun yararına bozma talebinin 1 nolu bendi uyarınca bozma yapılmakla 2 nolu bende yönelik inceleme yapılmasına yer olmadığına, 02/12/2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy