Seyirden yasaklı kişinin kanunda belirtilen şekilde kolluk kuvvetine müracaat etmemesi suçundan sanık ...'nın, 6222 sayılı Sporda Şiddet Ve Düzensizliğinin Önlenmesine Dair Kanun’un 18/9 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1-2.maddeleri gereğince 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ... 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 13.03.2013 tarihli ve 2014/155 esas, 2014/220 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.07.2014 gün ve 47038 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2014 gün ve KYB. .... sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 6222 sayılı Kanun’un 18/1.maddesinde, “Kişinin, bu Kanunda tanımlanan veya yollamada bulunulan ilgili kanunlardaki suçlardan dolayı mahkemece kurulan hükümde, hakkında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilir. Seyirden yasaklanma ibaresinden kişinin müsabakaları ve antrenmanları izlemek amacıyla spor alanlarına girişinin yasaklanması anlaşılır. Hükmün kesinleşmesiyle infazına başlanan seyirden yasaklanma yaptırımının süresi cezanın infazı tamamlandıktan itibaren bir yıl geçmesiyle sona erer. Bu güvenlik tedbirine ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile birlikte hükmedilmesi halinde, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesiyle bu güvenlik tedbirinin uygulanmasına son verilir. Güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı 25.05.2005 tarihli ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu hükümlerine göre kaydedilir.” şeklinde düzenlemesi karşısında sanık Halil Sertkaya'nın, 28.12.2013 tarihinde ...spor..... takımları arasında oynanan Spor .... Ligi müsabakasında yetkisiz olarak soyunma odalarına girme eyleminden ötürü soruşturma başlatıldığı ve şüpheli hakkında 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 18/3.maddesi gereğince, seyirden yasaklama koruma tedbirine hükmedildiği, bu tedbire uymaması nedeniyle şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılmasını müteakip, sanığın anılan Kanun’un 18/9.maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de 6222 Sayılı Kanunun “Seyirden Yasaklama” başlığı altında düzenlenen 18/3.maddesi gereğince verilen seyirden yasaklama kararının bir koruma tedbiri olduğu, anılan Kanun’da seyirden yasaklama kararının koruma tedbiri olarak verildiği hallerde hangi makam tarafından verileceğinin belirtilmediği, ancak yine anılan Kanun’un 18/5.maddesine göre, “Koruma tedbiri olarak uygulanan spor müsabakalarını seyirden yasaklanma tedbiri; ...) Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kaldırılmasına karar verilmesi, b) Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi, c) Sanık hakkında beraat veya düşme kararı verilmesi, halinde derhal kaldırılır.” şeklinde ... dikkate alındığında, seyirden yasaklama tedbirinin kişi özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğurması nedeniyle, hakim onayına tabi olması gerektiği bu nedenle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 gün ve 2010/76/77 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ve ne de olağanüstü yasa yolu denetimine konu olması mümkün değildir.
CMK.nun 231/12.madde fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardaki mahkumiyet hükmünün olağan yasa yolu olan temyizen incelenmesi dahi mümkün değilken, henüz doğmamış bu hüküm içeriğindeki hukuka aykırılıkların, olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü kanun yararına bozma yoluyla denetlenebileceğini kabul etme olanağı bulunmamaktadır.
Kanun yararına bozma istemi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin olmayıp, henüz hukuken sonuç doğurma niteliği kazanmamış olan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıklara yönelik olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 25.11.02014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy