MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük ve tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
1- Dosya içerisinde KEMTV'nın bulunmadığı da gözetilerek, 31.01.2013 tarihli celsede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep eden ve adli sicil kaydında kayıtlı kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu anlaşılan sanığa, dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş değer vergiler ile mali yükümlülükler toplamının kamu zararı olduğu bildirilerek, makul süre verilmek suretiyle ödeme için imkan tanınmaksızın, aynı celsede yargılama sonlandırılarak, sanığın olaydan kaynaklanan zararın giderilmediği gerekçesiyle ve dosyaya yansıyan sanığın olumsuz kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarının nelerden ibaret olduğu gösterilmeden "yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı" şeklindeki soyut gerekçeye dayanılmak suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2- Adli sicil kaydında kayıtlı kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu anlaşılan sanığın, TCK'nun 51. maddesi uyarınca suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşturmayacak nitelikteki somut tutum ve davranışlarının nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmeksizin, "yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı" şeklindeki soyut gerekçeyle TCK'nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Dava konusu bandrolsüz ve kaçak sigara ve puroların müsaderesi yerine, imha suretiyle tasfiyesine de karar verilmesi,
Yasaya aykırı;
4- TCK'nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih
ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.