MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Ele geçen kaçak motorin miktarı ve yasada öngörülen cezanın üst sınırı gözetilerek ceza da orantılılık ilkesine göre, daha yüksek miktarda kaçakçılık eyleminde bulunan kişilere verilebilecek cezaya göre hakça artırım yapılması gerekirken orantılılık, adalet ve nesafet kurallarına göre alt sınırdan makul seviyenin üzerinde uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
2-Adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulama maddesi olan TCK.nun 52/2.maddesinin fıkrası belirtilmeksizin yazılması suretiyle CMK.nun 232/6.maddesine aykırı davranılması,
3-5237 sayılı TCK'nun 52/4. maddesinde hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesinde “....belirli taksitler halinde ödenmesine....” şeklinde hükmolunacağı öngörülmüş olup, buna göre sanık hakkında verilen adli para cezasının taksitlendirilmesinde infazda tereddüt oluşturmaması bakımından taksit miktarının da gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
5-Dava konusu kaçak motorinin müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken, tasfiyesine de karar verilmesi,
.6-İddianamede nakil aracının müsaderesine karar verilmesinin talep edilmediği, müsadere davasının mahallinde her zaman açılmasının mümkün görüldüğü ve bu nedenle talep dışına çıkılmak suretiyle nakil aracının müsaderesine kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve malen sorumlu vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.