MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık ...'un temyizine yönelik yapılan incelemede;
1- Sanıklar ... ile ...'ın eylemleri arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığından, haklarında açılan davaların birlikte görülemeyeceği gözetilmeksizin yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- Sanığın benzer eylemleri nedeniyle hakkında açılan davalar bakımından uyap kayıtlarında yapılan incelemeye göre temyiz incelemesi yapılan bu dosya ile Dairemizin 2014/28457 esas ve 2016/6552 karar sayılı ilamı ile temyiz talebinin reddine karar verilerek kesinleşen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/417 esas ve 2013/13 karar sayılı dosyasında suç tarihinin 29/05/2011 ve iddianame tanzim tarihinin 29/06/2011 olduğu gözetilerek, sanığın eylemlerinin aynı suç işleme icrası kapsamında kalıp kalmadığı, aralarında hukuki kesinti olup olmadığı ve TCK'nun 43/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi bakımından, anılan dosyanın temyiz incelemesine konu bu dosya ile birleştirildikten sonra tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II- Sanık ...'ın temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanıklar ... ile ...'ın eylemleri arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığından, haklarında açılan davaların birlikte görülemeyeceği gözetilmeksizin yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Uygulamaya göre;
1- 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ettiğini ve zararı karşılamak istediğini beyan ettiği gözetilmekle,Sanık ...'da 32 paket sanık ...'ta ise 23 paket sigara yakalandığı, sanıklara ayrı ayrı tarafsız bilirkişi tarafından belirlenecek CİF değere göre belirlenen gümrük vergilerinin gümrük zararı olarak bildirilmesi gerektiği halde sanıklarda yakalanan toplam miktar üzerinden ayrıca gümrük idaresi tarafından belirlenen kurum zararı olarak belirlenen kurum zararını gösteren belgeler bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve zarar giderilmediğinden bahisle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- -24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/ 85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddelerinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen hak yoksunluklarının kendi altsoyu bakımından koşullu salıverilme tarihine, altsoyu haricindeki diğer kişiler bakımından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar cezaları erteli olmayan sanıklar hakkında TCK 53/1-e fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Atılı suçun niteliğine göre, suçtan zarar görmediği halde davaya katılmasına karar verilen Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA,14/06/2016 günü oybirliğiyle karar verildi.