Kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla satmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/05/2013 tarihli ve 2013/2554 soruşturma, 2013/3651 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2013 tarihli ve 2013/1008 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 23/01/2014 gün ve 5800 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/01/2014 gün ve KYB. 2014-35591 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şikayetçinin, şüpheli şirketin araç ithal edebilme şartlarını kaybetmesine rağmen araç ithal ederek satışını yaptığı iddiaları üzerine yürütülen soruşturma sonucu, ihtilafın şüpheli ile şikayetçi şirket arasında servis sözleşmesinin feshinden kaynaklandığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şikâyetçinin şüpheli şirket tarafından araç ithali yapabilmesi için coğrafi olarak her bölgede en az bir servis olmak üzere yirmi bir servisin bulunması şartını 31/12/2006 tarihi itibariyle yitirdiğini, 31/12/2006 îla 26/09/2007 tarihlerinde şüpheli şirketin iptal ettiği servis sözleşmelerini Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bildirmeyerek yurda kaçak araç sokarak satışını yaptığını, şüpheli şirketin 31/12/2006 tarihinde Melike-Gaziantep, Ulusoy-İstanbul, Volberk-Bursa, Soygürler-Antalya, Tanyol-İstanbul ve Uçtim-Kayseri servislerinin sözleşmelerini feshettiğinin bildirilmesi karşısında, şüpheli şirketin 31/12/2006 îla 26/09/2007 tarihlerinde araç ithali yapabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığının, bu tarihler arasında şüpheli şirket tarafından yapılmış araç ithalinin mevcut olup olmadığının,Melike-Gaziantep,Ulusoy-İstanbul,Volberk-Bursa,Soygürler-Antalya,Tanyol-İstanbul ve Uçtim-Kayseri servislerinin sözleşmelerinin fesh edilip edilmediği, edilmiş ise araç ithaline engel bir durum olup olmadığı ve engel olması halinde yerlerine yeni servislerin kurulup ilgili bakanlığa bildirilip bildirilmediği hususlarının araştırılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır.
Kanun yararına bozma talebine konu olayda, atılı kabahatin konusu eylem nedeniyle, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/05/2013 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara ait dosyasındaki belgeler, mahkemece incelenip, delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 07.07.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy