4857 sayılı İş Kanunu'na aykırılık eyleminden kabahatli 3 Em İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. hakkında, aynı Kanun'un 77, 78, 85, 86, 105/a-b-c-d ve 108. maddeleri uyarınca 32.800,00 Türk lirası İdarî para cezası uygulanmasına dair Ankara Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 02/10/2012 tarihli ve 383461 sayılı idari para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/06/2013 tarihli ve 2012/1061 değişik iş sayılı kararma yönelik itirazın keza reddine dair Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2013 tarihli ve 2013/219 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20.01.2014 gün ve 4528 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2014 gün ve KYB. 2014/33469 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 108. maddesinde yer alan “Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncı maddelerdeki İdarî para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve 106 ncı maddeler kapsamındaki İdarî para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürü tarafından verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, kabahatli şirket hakkında anılan Kanun'un 105. maddesine göre verilen idari para cezasının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilmesi gerektiği, somut olayda ise İl Müdürü tarafından verilmiş olduğu,
2- 30/06/2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 37/ç maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 77, 78, 79, 80, 81, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 95, 105 ve geçici 2 nci maddelerinin yürürlükten kaldınldığı, 6331 sayılı Kanun'un yürürlük maddesi olan 38/1-c. maddesi gereğince bu düzenlemenin kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay sonra yürürlüğe gireceği, buna göre 30/12/2012 tarihi ile bu sürenin dolduğu ve kabahatliye idari para cezası verilmesinin dayanağı olan anılan maddelerin karar tarihi itibarı ile yürürlükten kalkmış olduğu cihetle, mahkemesince bu hususun değerlendirilmediği,
Hususları gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- 1 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu'nun 02.11.2011 tarihli mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 665 sayılı KHK'nin 25.maddesiyle eklenen geçici 2.maddesinde "Diğer mevzuatta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğüne yapılan atıflar Çalışma ve iş Kurumu il müdürlüğüne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu il müdürüne, Türkiye İş Kurumu il müdürlüğüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne, Türkiye İş Kurumu il müdürüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu il müdürüne yapılmış sayılır." şeklindeki düzenleme karşısında, Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce idari yaptırım kararı verilebileceği cihetle yerinde görülmeyen Yargıtay C.Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE,
II- 2 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
İdari para cezasının verildiği tarihte 4857 sayılı yasanın yürürlükte bulunduğu ancak 6331 sayılı yasayla yeniden düzenleme yapıldığı her ne kadar 6331 sayılı yasa karar tarihinde yürürlükte ise deidari para ceza miktari yönünden muterizin aleyhineolduğu anlaşılmakla,
Mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 15.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi