Tebliğname No: K.Y.B. - 2014/40265
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 61/1-b maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı A..Ö..hakkında İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 30/01/2013 tarihli ve 802722 sıra sayılı trafik idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 77,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik itirazın kabulüne, idari para cezası karar tutanağının kaldırılmasına dair İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/08/2013 tarihli ve 2013/409 değişik iş. sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 21.01.2014 gün ve 5255 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2014 gün ve KYB. 2014-40265 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesince, idari para cezası karar tutanağının 30/01/2013 tarihinde düzenlenmesine rağmen, tebligat işlemlerine 10 iş günü içerisinde başlanmayarak, 12/02/2013 tarihinde başlandığı ve 31/05/2013 tarihinde muterize tebliğ edildiği gerekçesiyle idari para cezasının iptaline karar verilmiş ise de, ihlalin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 06/04/2011 tarihli ve 27897 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu Hükümleri Gereğince Uygulanan İdari Para Cezalarının Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar ile Kullanılacak Alındılar, Tutanaklar ve Defterler Hakkında Yönetmeliğin 10/1-b maddesi gereğince tebligat işlemlerine 10 iş günü içerisinde başlanmasına ilişkin hükmün, idari işlemlerin sürüncemede kalmasını önlemek amacıyla idareye yönelik getirilmiş bir düzenleme olduğu, süresinde tebligat işlemlerine başlanmamış olmasının idari karar tutanağını geçersiz kılmayacağı, mahkemesince olayın esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği, kaldı ki dosya kapsamına göre, 30/01/2013 tarihli idari para cezası karar tutanağına ilişkin tebligat işlemlerine 12/02/2013 tarihinde başlandığı ve bu sürenin 10 günlük iş günü içerisinde yapıldığı, bu yönüyle de idarenin yasal süre içerisinde tebligat işlemlerine başlamış olduğunun anlaşıldığı cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İzmir 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 02.08.2013 gün ve 2013/409 D.iş sayılı kararının CMK.nun 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere BOZULMASINA, 26.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.