4857 sayılı İş Kanunu'na aykırılık eyleminden kabahatli Atalay Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında, aynı Kanun'un 32 ve 102/a. maddeleri uyarınca 37.000,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair Kırıkkale Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 01/10/2012 tarihli ve 380856 sayılı İdarî para cezasına yönelik başvurunun reddine ilişkin Kırıkkale 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/12/2012 tarihli ve 2012/662 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın keza reddine dair Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2013 tarihli ve 2013/36 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07.02.2014 gün ve 9610 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2014 gün ve KYB. 2014-63202 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-4857 sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde yer alan “Bu Kanunda öngörülen İdarî para cezaları, 101 ve 106 ncı maddelerdeki İdarî para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezalan ise doğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürü tarafından verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, kabahatli şirket hakkında anılan Kanun'un 102/a. maddesine göre verilen idari para cezasının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilmesi gerektiği, somut olayda ise İl Müdürü tarafından verilmiş olduğunun gözetilmemesinde,
2-4857 sayılı İş Kanunu'nun 102/a. maddesinde yer alan “Bu Kanunun 32 nci maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, ... İşveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve her ay için yüzyirmibeş Türk Lirası idari para cezası ... verilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 29/08/2012 tarihli teftiş raporunda da tespit edildiği üzere, kabahatli şirketin Kırıkkale Belediye Başkanlığı Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile yaptığı hizmet sözleşmesi gereğince Belediye Başkanlığı emrinde işçi çalıştırmakta olduğu, ancak Belediye Başkanlığından hakediş ücretlerini alamaması nedeniyle işçilerin ücretlerini ödeyemediği cihetle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 102/a. maddesi uyarınca idari para cezası verilebilmesi için kasten ödeme yapılmaması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- 1 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu'nun 02.11.2011 tarihli mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 665 sayılı KHK'nin 25.maddesiyle eklenen geçici 2.maddesinde "Diğer mevzuatta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu il müdürüne, Türkiye İş Kurumu il müdürlüğüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne, Türkiye İş Kurumu il müdürüne yapılan atıflar Çalışma ve İş Kurumu il müdürüne yapılmış sayılır." şeklindeki düzenleme karşısında, Çalışma ve İş Kurumu il müdürünce idari yaptırım kararı verilebileceği cihetle yerinde görülmeyen Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemini içerir ihbarnamesinin REDDİNE,
II- 2 nolu bende yönelik yapılan incelemede;
Mahkemenin kararı gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebini içerir ihbarnamesinin REDDİNE, 15.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy