Tebliğname No : K.Y.B.- 2014/51450
16/06/2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5510 Sayılı Kanun'un değişik 106. maddesi ile 83, 84, geçici 10 uncu ve ek geçici 6. maddeleri hariç diğer bütün maddeleri yürürlükten kaldırılan 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 26 ve 80. maddelerine aykırı davranmaktan Haşan Boyraz hakkında, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 18/06/2011 tarihli ve 712356 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 796,50 Türk lirası idari para cezasına karşı yapılan başvurunun kanunî süresinde olmadığından süre yönünden reddine dair Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2012 tarihli ve 2011/314 değişik iş sayılı kararma kabahatli tarafından yapılan itirazın, anılan kararın kesin olduğundan bahisle reddine ilişkin aynı Mahkemenin 18/04/2012 tarihli ve 2011/314 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 29.01.2014 gün ve 7271 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2014 gün ve KYB. 2014-51450 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Denizli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/03/2012 tarihli ilk ret kararında kısa karar ve hüküm kısımlarında başvurunun 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 28/8.maddesi gereğince esastan reddedildiğine ilişkin ibareler yer alsa da, kararın gerekçe kısmında kabahatlinin başvuru dilekçesinin verildiği tarihin tartışıldığı ve başvurunun süresinden sonra yapıldığından bahisle süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin yazıldığı cihetle, söz konusu kararın 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 28/1-b.maddesi gereğince süre yönünden ret kararı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 01/02/2012 tarihli ve 2011/12723 esas, 2012/4129 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, idari para cezasına yönelik başvurunun süre yönünden reddine dair kararın 5326 sayılı Kanun'nun 28/8.maddesi gereğince esasa yönelik verilmiş son karar olmadığı, bu nedenle aynı maddenin 10.fıkrasına göre kesin sayılamayacağı, bu itibarla kabahatlinin anılan karara yönelik itirazının 5326 sayılı Kanun'nun 29. Maddesi gereğince değerlendirilerek, itirazın yerinde görülmemesi halinde itirazı incelemeye yetkili merci gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Denizli 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18/04/2014 tarih ve 2011/314 D.iş sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, 15.07.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
CMK 268/2.fıkra uyarınca Sulh Ceza Mahkemesinin itirazı reddi üzerine dosyanın itirazı inceleme mercii olan Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden itiraz henüz sonuçlanmamış olup Sulh Ceza kararı kanun yarına gidebilecek nitelikte bir karar olmadığından kanun yararırna bozma talebinin reddi yerine çoğunluğun kabule dair bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy