MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesinin, aynı maddenin 1. fıkrası ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek, sanığın eylemine ilişkin olarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesinin sanık lehine hüküm içermediği anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi uyarınca sanığın cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Mahkemece teşdit ve temel cezanın belirlenmesi sırasında "suçun işleniş biçimi" şeklindeki gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş ise de, somut olayla ilişkilendirilebilecek hususiyetin bulunmadığı, özellikle kaçak eşyanın miktarı, suçun işlenişinde bir özelliğin bulunmayışı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından sanık hakkında alt sınırdan ceza tayini yerine hakkaniyete uygun düşmeyecek miktarda fazla ceza tayini,
3. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK'nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK'nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
4. 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, hapis cezasının ertelenmesi sırasında tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğu şeklinde subjektif değerlendirme yapılan ve dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakası talimat evrakına eklenmeksizin talimat yoluyla alınan savunmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, mahkemece alınan KEMT varakasındaki dava konusu eşyanın “ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplam tutarı olan 6.592,32 TL miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde 5271 sayılı CMK'nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “kamu zararının giderilmediği” şeklindeki hatalı ve başka gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında hapis cezasının kanuni sonucu olan TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen yoksunluğu hükümlerinin uygulanmaması,
6. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy