MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... haklarında beraat; diğer sanıklar haklarında hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü
I) Katılan EPDK vekilinin beraat hükümlerine yönelik temyizine göre yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanık ... ve ... müdafinin temyizine göre yapılan incelemede;
Sanık ...'ın gıyabında verilen kararın adli tatil içerisinde 24/07/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, adli yılın başlangıcından itibaren 7 günlük süre içerisinde 06/09/2013 tarihinde hükmü temyiz etmiş bulunan sanık müdafiinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek;
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l.fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık ... ve ... müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca, hükümden TCK’nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık ...'ın 16.10.2009 tarihli vekaletname ile Av. ...'i vekil kıldığı, dosya arasında Av. ...'in vekilliğinin sona erdiğine dair belge bulunmadığı cihetle sanığın gıyabında verilen kararın vekiline tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan sanığa tebliğ edildiği; ayrıca gıyabında verilen kararın öncelikle sanığın duruşmada bildirdiği adres olan "... inşaat C4 K:5 No:21 ..." adresine tebligat çıkarılmaksızın doğrudan mernis adresi olan "... Mah. ... Sk. No: 33 İç Kapı No: 1 ..." adresine TK 21/2'ye göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin süresinde olduğunun kabulü ile;
Sanık hakkında Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan mahkemenin 2010/809 Esas sayılı dosyasında 2. Eylem olarak adlandırılan 21/01/2010 tarihli eylemin suç tarihi ve içeriği itibarıyla benzer olduklarının anlaşılması karşısında, dosyaların birlikte incelenerek mükerrer dava açılıp açılmadığının tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönü incelenmeksizin BOZULMASINA, 25.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.