MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Petrol Kaçakçılığı
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık ... hakkında kurulan hükmün katılan EPDK vekili, sanık ... hakkında kurulan hükmün katılan EPDK vekili ve sanık tarafından temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Sanıkların eyleminin, suç tarihi ve ele geçirilen eşyanın niteliği itibarıyla suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanunun ek madde 5/1. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesi nazara alınarak, olay tarihinde ele geçen kaçak mazotlar yönünden uygulama yeri bulunmayan, ayrıca yürürlükte olmayan ve lehe hüküm içermeyen 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/10. maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1. 5015 sayılı Kanun uyarınca dava açıldığı halde sanıklar hakkında ek savunma hakkı verilmeksizin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca hüküm tesisi,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sanıklar hakkında verilen ve ertelenen hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi altsoyu bakımından uygulanmasına yer olmadığına, kendi altsoyu dışındaki kişiler bakımından ise bu hak ve yetkilerden hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Katılan EPDK lehine maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi ve sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan EPDK vekilinin ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarlarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 19.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.