MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz istemine yönelik incelemede;
Davadan haberdar olduğu halde 22.04.2013 havale tarihli dilekçe ile davaya katılma iradesi bulunmadığı anlaşılan müşteki Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin sanıklara yönelik temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık ...’un temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
1-5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde, infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
2-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 04.08.2008 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Suçtan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ... ile katılma iradesi bulunmayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık ...’un temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince;
1-TCK'nun 51/7. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkralarında yer alan "cezanın" ibaresinden sonra gelmek üzere "kısmen veya tamamen" ibaresinin yazılması,
2-Hükmün TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerinden sonra gelecek şekilde “24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. , 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
3-Dava konusu eşyanın müsaderesine ilişkin bendin hükümden çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak akaryakıt hakkında 04.08.2008 tarihinde tasfiyesine karar verildiği anlaşılmakla, akaryakıtın tasfiye edilmiş olması halinde satış bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş olması halinde ise 5015 sayılı Yasanın ek 5. maddesi uyarınca müsaderesine,” ibaresinin eklenmesi,
4-Hükümden “vekalet ücretine ilişkin kısmın” çıkartılması ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise;
1-Adli sicil kaydına göre sabıkasız olan, CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müsessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan, duruşmadaki tutum ve davranışları dikkate alınarak hakkında TCK’nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanan sanığın, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinden yararlanmak istediğini beyan ettiği nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükümlülükler toplamının kamu zararı olduğunun bildirilerek süre verilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde CMK'nun 231/9 maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, aynı gün verilen kararda "...daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğundan” bahisle yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK'nun 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği halde, infazı kısıtlayacak şekilde sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi,
3-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Davaya konu kaçak akaryakıt hakkında 04.08.2008 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5015 sayılı Yasanın ek 5. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Suçtan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan ... ile katılma iradesi bulunmayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.