MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: 5411 sayılı kanuna muhalefet
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 07.03.2013 gün, 2011/4169 esas ve 2013/9698 karar sayılı ilamıyla "Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 80.maddesinin uygulanması yerine, sanık aleyhine olarak 5237 sayılı TCK.nun 43.maddesinin tatbik edilmesi suretiyle fazla ceza tayini ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160.maddesinin son fıkrasında, "Zimmet suçunun konusunu oluşturan para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir" hükmüne yer verilmiş olduğu halde, sanık hakkında anılan fıkranın uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması” gerekçesiyle bozulan 21.10.2010 tarihli hükümde 5411 sayılı Kanunun 160/1. maddesi uyarınca temel cezanın 6 yıl hapis ve 120 gün adli para cezası olarak belirlenmesine ilişkin takdirin Yargıtay denetiminden geçmesine ve bozmaya uyulmasına rağmen, temel cezanın bu defa bozma kararını etkisiz hale getirecek şekilde 9 yıl hapis ve 180 gün adli para cezası olarak hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2016 günü oybirliğiyle karar verildi.