MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Petrol kaçakçılığı
HÜKÜM : Sanık ... hakkında hükümlülük, müsadere, tasfiye; sanık ... hakkında hükümlülük, HAGB
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ... ile müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
1. Temel gün adli para cezası tayin edilip, artırım ve indirim nedenleri uygulandıktan sonra gün adli para cezasının paraya çevrilmesi gerektiği kuralının gözetilmemesi ve tayin olunan adli para cezasının 1 gününün 25,00 TL'den hesabı sırasında 15.000,00 TL yerine hesap hatası ile 5.000,00 TL olarak hesaplanması ve uygulama maddesi olan TCK'nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi gereğince;
1. Sanık hakkında temel ceza tayinine ilişkin hükmün 1. bendinde yer alan "... GÜNLÜĞÜ 25-TL DEN 600 GÜN ÜZERİNDEN 5.000-TL ...” ibaresi ile hükmün 2. bendinde yer alan “...GÜNLÜĞÜ 25,00-TL DEN 500 GÜN ÜZERİNDEN 12.500-TL ...” ibaresinin çıkartılarak, sırasıyla yerlerine gelmek üzere ''...600 GÜN...” ibaresi ile ''... 500 GÜN...” ibaresinin eklenmesi ve sonraki bent olarak da “Sanık hakkında hükmedilen 500 gün adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nun 52/2. maddesi gereğince günlüğü 25,00 TL'den paraya çevrilmek suretiyle sanığın 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresinin eklenmesi,
2. Hükmün TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendinden sonra gelecek şekilde "24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," ifadesinin eklenmesi ile diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) Sanık ...’ın temyiz istemine yönelik yapılan incelemede ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.12.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.12.2012 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında sanık hakkında İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin halen derdest olan 2012/453 Esas sayılı dosyasında iddianamedeki 13 nolu eylemin suç tarihinin 04.01.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.03.2012 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 17.06.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.