MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanığın aşamalarda ısrarlı şekilde suç tarihinden önce akaryakıt istasyonunu ... isimli şahsa devretmek üzere, istasyonda muhasebeci olarak çalıştığını belirttiği ...’i yetkilendirdiğini, şahısların devir işlemini gerçekleştirmediklerini sonradan öğrendiğini, kendisinin istasyonun işletilmesi ile bir ilgisinin kalmamış olduğunu ve suç tarihinde iş yerinin sorumlusu olmadığını ifade etmesi karşısında, sanığın beyanlarında geçen ... ve ... isimli şahıslar celp edilip dinlendikten, istasyonun suç tarihi ve öncesinde fiilen kim tarafından işletildiği ve sorumlusunun kim olduğu kesin olarak belirlendikten sonra sanık hakkında bir hüküm tesis edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Yapılan denetimlerde istasyonda bulunan 4 numaralı tanktan alınan numunelerin marker ölçümlerinin geçerli sonuç vermiş olması karşısında, pompalardan elde edilen ve kaçak olduğu tespit edilen akaryakıt miktarı belli olmadığı halde, pompaların bağlı olduğu başka bir tankın ya da düzeneğin varlığı tespit edilmeden 4 nolu tankta bulunan ve kaçak olmadığı anlaşılan 1.757 litre akaryakıtın müsaderesine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Sanığa ait istasyonda miktarı belli olmayan şekilde kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda; 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiili, eylem ile ceza arasındaki dengiyi bozacak şekilde tedidi gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde alt sınırdan uzaklaşılarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
2. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas,2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
3. Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi'nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.